varlık yokluk arasında gitti geldi günlerim
hasret, hüzün, keder yokladı kalbimi
yağmurlar yağdı, aktı gitti şehrin tozu ve kiri
parmaklarımda gri toz tabakası, sabunlasamda geçmez
geçmiş, sandığın gibi bulutun gözyaşlarıyla geçmez
uçtu gitti güvercinler, gökyüzünden savrulan tüyler
şehir boğdu güvercini, özgürlük istedi
bak, gördün mü?
uçtu gitti, kaldı bi' parçası prangaların şehrinde
kalmaz geçmiş hiç geçmişte
yarım kalıesın, bir parçan kalır geçmişte
geleceğe, yeni şehrine taşırsın tüylerine sinen kir kokusunu, tozun griliğini
anlamazsın, anlayamazsın
kaçıncı şehir bu geçip gittiği güvercinin?
kök salamaz, özgürlük ister güvercin
anlamazsın, anlayamazsın
göçüp gidemeyen küçük serçe kaldığında prangaların şehrinde, geride
ağlarsa ölür serçeler, göremezsin