N4C1 3R

N4C1 3R
@carpediem2017
Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.
Lisans
istanbul
112 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
7/10
·375 syf.··
2026 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Hayvan Mezarlığı Stephen King #okudumbitti İlk Yayın Tarihi 1983 375 sayfa Stephen King’in okuduğum ilk romanı gerilim dolu olmakla birlikte sürükleyici bir hikayeye sahip. Hayvan mezarlığı, ilk sayfadan itibaren okuyucuyu rahatsız eden bir roman. Okuyanı huzursuz etmek için yazılmış, doğallıktaki korku insanı ürpertiyor.  Kitapta ilk 50 sayfa gayet sıradan ve korku ögesi olmadan geçiyor. 250li sayfalara kadar da kan, yara vb bir anlatım dışında korkutucu bir şey bulunmuyor. Ancak sona doğru yaklaştıkça ve hayvan mezarlığının içine doğru ana karakterle birlikte çekildikçe korkuyu sonuna kadar hissediyorsunuz. Kitabın konusuna delinecek olursak; Creed ailesi dört kişilik bir ailedir. Louis Creed, eşi Rachel, kızı Ellie ve oğlu Gage. Dr. Louis Creed eşi ve çocuğu yaşadıkları travmanın ardından sakin bir kasabaya taşınırlar. Taşındıkları gün Jud Crandall adında ihtiyar komşuları ile tanışırlar. Jud, kısa süre sonra aileyi bir hayvan mezarlığına götürür. Bölgeden devamlı kamyon ve tır geçmektedir. Bu geçen kamyonların hayvanları ezdiğini söylemiştir. Komşuları olan ihtiyar, kendisini bu konuda uyarır. Hem kedisi Church hem çocuğu Gage için. Louis, kediyi kısırlaştırmak istemese bile eğer kedi ezilirse kızının üzüleceğini düşünerek kısırlaştırır. Bu sırada okulda göreve başlamıştır. Okulun ilk günü Victor Pascow adında bir gence araba çarpar. Hemen okulun dispanserine getirilir fakat Pascow'un kafasında bir delik açılmıştır ve ambulans gelene kadar ölecektir. Louis bunu fark etmiştir. O sırada Pascow kendisine bir şeyler söylemeye başlar. Louis, günlerce aklından bu durumu çıkaramayacaktır fakat ilk gün ilk hasta olduğu için böyle olduğunu düşünüp bu durumu umursamaz. Yine de Pascow rüyasına girmeye başlar ve kendisini Hayvan Mezarlığı hakkında uyarır. Kısa bir süre sonra
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
Reklam
7/10
·176 syf.··
2026 15. kitabı
Aylardan Kasım Günlerden Perşembe Ayşe Kulin #okudumbitti İlk Yayın Tarihi 2025 180 sayfa Ayşe Kulin’in Atatürk’ün hayatını anlatan, su gibi akan son kitabı, savaşların gerisinde ki Mustafa Kemal’i kendi ağzından anlattırıyor okuyucuya. Yazar Atatürk’ün özlemlerine keşkelerine, hayallerine, sevdiklerine, içerlediklerine duygusal dünyasına değiniyor kitapta.Asker ve siyasetçi kimliğinin dışındaki "insan Mustafa Kemal’e yolculuk epey hüzünlü oldu benim için. Tür olarak klasik bir biyografiden çok kurmaca bir roman ile biyografi arasında duran, Atatürk’ün insan tarafını öne çıkaran bir eser diyebiliriz. Sayfalar ilerledikçe Çanakkale, Kurtuluş Savaşı ya da Cumhuriyet devrimleri gibi büyük başlıkları elbette hissediyor, ancak bunlar burada birer tarih dersi olarak değil, Mustafa Kemal’in iç dünyasını şekillendiren büyük dalgalar olarak karşımıza çıkıyor. Gençlik yıllarındaki pembe bir güle benzettiği ilk aşkı, ona duyduğu ama tarihin akışı içinde yarım kalmaya mahkûm sevdası Dimitrina; kalbinde intiharıyla derin iz bırakan Fikriye; evde yapılan sabahlara kadar süren rakılı sohbetli misafir ağırlama gecelerine tahammül edemeyen Latife ile ilişkileri de anlatılmış kitapta. Yazarın amacının büyük lider Atatürk'ten çok, çocuk Mustafa, delikanlı Mustafa Kemal, âşık, dost, eş, boşanmış ve hasta ama her dem yalnız bir insan portresi çizmek olduğunu görüyoruz. Okurken, kimi zaman cephe gerisinde, kimi zaman aile hayatının içinde, kimi zamansa kalabalık bir salonun ortasında yalnız bir adamla baş başa kalıyoruz. Ölümüne çok az bir zaman kalmışken dahi en büyük dileğinin Hatay’ın topraklarımıza katılması olduğunu söylüyor Atatürk.Hastalığın başlangıcında doktorun söylediklerini harfiyen yerine getirmiş olsaydı belki iyileşme umudu olabilirdi ama Hatay için hasta yatağından kalkıp
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,412 okunma
8/10
·312 syf.··
2026 14. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 13:44
Gece Açan Çiçekler Tarık Tufan #okudumbitti İlk Yayın Tarihi: 2025312 sayfa İki dönem, bir gece, bir konak, dört kardeşin (Halide, Cihangir, Zeliha, Nihal) sırlarına tanık olmak belki de kendi aile sırlarımızla yüzleşmek için belki de şifa olması için bu kitabın kapağını açmak gereklidir. Kitapta, Vefa'da eski ahşap bir konakta yaşayan Halide ve Osmanlı zamanında bir zindanda ölümünü bekleyen Derviş Ali'nin ağzından Canfeda Konağı’nın hazin hikayesi anlatılıyor. Her bir karakterin yarım kalmış hikayeleri, acıları, sevinçleri, hayal kırıklıkları akıcı bir üslupla aktarılıyor.Kitapta zaman bir geçmişe, bir günümüze gidip geliyor. Roman; annesinden sevgi görmeden büyüyen çocukların dramı özetle. Her sayfa karakterlerin travmaları, hayal kırıkları ile dolu. Derviş Ali, hücresinde vicdanıyla, sabrıyla, aşkıyla hesaplaşırken; Halide ise üç kardeşiyle birlikte geçmişi ile yüzleşiyor.Babaları tarafından terk edilmiş, anneleri tarafından ruhları parçalanmış dört insan, söylenmemiş ne varsa o gecede söylüyorlar. Nihal küçücük bir çocukken yatılı okula yollanmanın hesabını soracak, Zeliha sakat ayağının tedavisinin yapılmayışını hatırlatacak, Cihangir sevdiği kadının kabul görmeyişinden yakınacak ama kimse Halide’ye dönüp senin derdin neydi, kendini neden konağa kapattın, sevdin mi sevildin mi, neler vardı iç dünyanda demeyecek. Günümüz ve son Osmanlı döneminde yaşayan kuşaklarının ele alındığı, varlık ile yokluğun, geçmişin, ailenin, ölümün ve aşkın etrafında şekillenen bir roman olmasının yanı sıra ebeveyn travmalarının insana etkilerinin vurgulandığı bir eser olmuş Gece Açan Çiçekler. Kitabın konusu bir aile gibi dursa da geniş bir perspektiften bakıldığında her insanın yaşayabileceği olaylar olduğu görülür. Aşklar, hayal kırıklıkları, beklentiler, acılar, pek çok insanın
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
7/10
·520 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 00:00
Usta ve Margarita-Mihail Bulgakov #okudumbitti #ustavemargarita #herkes İlk Yayın Tarihi: 1966 520 sayfa 20. yy Sovyet edebiyatının güzel bir örneğini okudum.Baştan aşağı betimlemeler, ayrıntılar, okunması ve akılda tutulması zor uzun rusça isimler, ince detaylı tariflemelerle anlatılan onlarca farklı mekan, geriye dönüşler, ileriye gidişler olsa da zorlansanız da insan biraz gayret edince alışıp takip edebiliyor. Metaforlar, semboller ve zamansal geçişler, izleyiciye aktif bir okuma deneyimi sunuyor. Pilatus–Yeshua ve Usta–Margarita eksenleri birbirini tamamlıyor; biri etik ve vicdan sorularını, diğeri aşk ve fedakarlık temalarını işliyor. Kitapta o kadar çok fantastik öge var ki ister istemez romanın içine çekiliyor insan.Margarita'yla fırçaya binip göklerde mi uçmadım, Roma valisi Pontiuslu Pilatus'la aya uzanan yolda mı yürümedim, Şeytan ve ekibinin, Varyete Tiyatrosu'nda gerçekleştirdikleri gösterilerle insanların açgözlülüğünü ortaya çıkardıkları, baş koparma ve sahte para sahneleriyle birlikte fantastik bir evrende yürüyüşe çıkıyorsunuz. Sovyetler Birliği'nin sindirme politikası,Sovyet bürokrasisi ve ikiyüzlülüğü kitapta üstü kapalı olarak veriliyor. Devletin baskıcı politikasının yansıması olan entelektüel çevre, yazarlar ve yaratmış olduğu toplum şekli kıyasıya eleştiriliyor. Kitabın açılışındaki din üzerine olan tartışma ve bundan doğan olaylar silsilesi sonraki sayfalarda "mutlak iyi" ve "mutlak kötü" kavramlarının olmadığını gösteren şeytanı bizlere sunuyor ki yaptığı kötülüklerin nerede son bulacağını düşünürken, romanın çok başka yönlere gittiğini görmek yazarın kafasındaki sorgulamaların aslında ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Kitabın konusuna gelecek olursak; “1930'larda Moskovada ünlü bir yazar, Sovyet devleti tarafından sansürlenir; romanı
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,1bin okunma
8/10
·208 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 00:00
Bahçıvan ve Ölüm Georgi Gospodinov #okudumbitti İlk Yayın Tarihi : 2025 202 sayfa "Babam bir bahçıvandı, şimdi bir bahçe." Hani etkileyici kitap giriş cümleleri vardır ya, bu giriş de benim için öyle.Kitapta yazar babasını anlatıyor, hastalık sürecini, kaybını, yasını, daha doğrusu yazarak yaşıyor tüm bunları. Baştan söyleyeyim, duygusal olarak okuması zor bir kitap, babanızı hiç tanımamış olsanız da zor, babanız hayatta olsa da zor, hele ki onu kaybettiyseniz, çok daha zor. Hayatının uzun yıllarını bahçesine vakfetmiş olan babasının, “omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir atlas” gibi gördüğü ve idealize ettiği kişinin kanserden ölümünü anlattığı bu kitabında Georgi Gospodinov, yeri doldurulamaz bir kayıp karşısında hissettiklerini içten ve etkileyici bir dille aktarırken, aynı zamanda hayat ve ölüm üzerine, sevgi ve yas üzerine, varoluşumuzu anlamlandıran ve yola devam etmemizi sağlayan şeyler üzerine derin bir tefekküre dalıyor.Kayıp bir bitiş gibi gelse de hatıralarla, küçük büyük anılar ve ince detaylarla yaşamayı öğreniyorsunuz ve babanızın manevi varlığı hep sizinle, o bir yere gitmiyor. Bahçıvan ve Ölüm, ölümün karşısında edebiyatın ne yapabileceğini sorgulayan bir eser. Yasın sessizliğini kelimelere dönüştürmek, kaybı anlamlandırmak ve belki de onu yeniden yaşanabilir kılmak için yazılmış. Bu yönüyle kitap, sadece bir anı değil; aynı zamanda bir varoluş tefekkürü, bir edebi direniş biçimi.Gospodinov’un bu eseri, ölümün kaçınılmazlığına karşı belleğin ve anlatının gücünü öne çıkaran, okurunu hem duygusal hem düşünsel bir yolculuğa davet eden kıymetli bir metin. Bahçıvanın ölümüyle başlayan bu yolculuk, her okurun kendi kayıplarına dokunan bir bahçeye dönüşüyor. Yazar, ölümü bir son olarak değil, hayatın içine sızmış doğal bir mevsim gibi ele alıyor.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Reklam