N4C1 3R

N4C1 3R
@carpediem2017
Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.
"Sırplar yüreğimi ateşe tuttular, ben hiç yanmadım geceleri soyunup koynuma girdiler, ben hiç sevişmedim atalarıma küfürler savurdular, ben hiç duymadım en sonunda beni hamile bıraktılar, ben hiç doğurmadım..."
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Savaşlarda onca yaşananlar insanoğlunun en karanlık ve en vahşi taraflarına ait öykülerse, makineli tüfekler ve top mermileri art arda patlayıp etrafa ölüm saçıyorsa, tecavüz mağduru zavallı kadınlar nefret çocuklarını dünyaya getiriyorsa... ne yazık ki savaştan geriye kalan bu pislikleri temizlemeye göğü yararak bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun dahi gücü yetmez..."
"İnsanın kalbindeki gerçek aşk, dörtnala giden bir at gibiymiş. ne dizginden anlarmış, ne de bir söz dinlermiş."
"Aşk böyle bir şey işte," dedi teyzem katıla katıla gülerken. "hayatında ilk kez gördüğün birine ömrünü adarsın; içine düştüğün bu komik durumu yıllar geçse bile anarsın."
Ah, bu bir zam anlar arzuladığından çok daha zor bir muharebeydi. Yaşlı savaşçılar bile bunu denememeyi ter­cih ederlerdi. Çünkü açık havada, kargaşanın ortasında, henüz genç ve sağlıklı bir bedene sahipken, zafer boruları­nın öttüğü anda ölmek güzel olabilir; ama bir hastane ko­ğuşunda uzun uzun acı çektikten sonra ölm ek daha kötü­dür herhalde; evde, sevgi dolu ilenm eler, hafif ışıklar ve ilaç şişeleri arasında ölmek daha melankoliktir. Ama bilin­meyen, yabancı bir diyarda, sıradan bir han odasında, yaşlı ve çirkinleşm iş bir biçim de, dünyada, arkada hiç kim senin kalmadığını bilerek ölmek kadar zor hiçbir şey olamazdı.