Hani ya bazı gözler olur ki sonsuz karanlıklarla dolu bir ufka açılmış kadar ölçülemez, nerede biteceğine vukûf kabil olamaz derinlikleri vardır, duyguları yutar... İşte bir lisan istiyoruz ki onda o nağmeler, o renkler, o derinlikleri olsun.
"Ah, benim tarlakuşum gerçekten burada. Yaklaşın. Gitmediniz, yok olmadınız demek. Bir saat önce türünüzden birinin ötüşünü duymuştum; ormanın derinliklerinde şakıyordu ama onun şarkısı, hiçbir şey ifade etmedi bana; doğan güneşin ışıklı olmasından farklı değildi. Dünyadaki tek melodi Jane'imin dudaklarından dökülen şakıma. Hissettiğim tek güneş ışığı onun varlığı."