Sonra beni bi bara götürdüler ve orada o güne kadar rastladığım biricik mantıklı sanat eleştirisini gördüm. Piyanonun üstüne bir not iliştirilmişti: ''Lütfen piyanisti vurmayın. Elinden geleni yapıyor.''
oyunun içinde bir adam daha olduğunu unutmuştum. O kadının sevdiği adamı, benden esirgediği şeyi tutkuyla verdiği adamı.. On iki ya da yirmi dört saat önce olsa bu adamdan nefret eder, onu parçalayabilirdim. Şimdi.. Size.. Size bunu kesinlikle anlatamam, onu görmek için nasıl can atıyordum.. Onu.. Sevmek için, sırf kadın onu sevdi diye.