umut kalkan

umut kalkan
@catavedas
panta rhei / gnothi seauton
avukat
marmara üniversitesi / hukuk fakültesi
adana
40 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·96 syf.··
2021 18. kitabı
tragedyayı ilk önce bir özet geçelim: eteokles, polyneikes ve antigone kardeşler. kreon ise bunların amcası. eteokles ile polyneikes, tahtı ele geçirmek için birbirleriyle mücadele ediyorlar. fakat ikisi de ölüyor. bunların yerine, kreon tahta geçiyor. kendisi eteokles'in tarafında olduğu için, polyneikes'ten nefret ediyor ve onun gömülmesini yasaklıyor. hattâ hızını alamıyor, polyneikes'in cesedinin yaban araziye atılmasını ve hayvanlar tarafından parça parça edilmesini istiyor. eteokles için ise şanına lâyık bir cenaze merasimi düzenlenmesini emrediyor. antigone bunu duyduktan sonra, kreon'un karşısına çıkıyor ve "abimin cesedi ne olursa olsun gömülmeli, bu zeus'un emridir, yasasıdır" diyor. kreon ise aldığı ilk kararda diretiyor ve antigone'yi kovuyor. polyneikes'in cesedini yabanî hayvanların olduğu yerlere taşıtıyor ve cesedin başına nöbetçi koyuyor. antigone gecenin karanlığından faydalanarak, abisini gizli gizli gömüyor ve fakat yakalanıyor. böylece, kreon'un huzuruna çıkarılıyor ve felsefe tarihinin en muhteşem tartışması kreon ile antigone arasında alevleniyor! tanrı'nın yasası mı, yoksa kral'ın yasası mı? bu soruya yanıt aramadan önce, modern zamanlarda antigone'ye "ilk feminist" yakıştırmalarına cevap verelim. bir kere, antigone'nin duruşunu feminist mütalaalarla ele almak mümkün değildir. zira antigone, kadın hakları savunucusu değildir, ilâhî yasaların savunucusudur. onun mücadelesinin sujesi kadın hakları değil, kreon'un abisini gömmesine izin vermemesidir. ikincisi, salt duruşun kendisini düşünceden ayırt etmek gerekir. ataerkil toplumda ses çıkaran herkes kadın hakları savunucusu değildir. örneğin, kadınlara söz hakkı tanınmayan bir toplumda, "kadınların söz hakkı için mücadele etme"yi feminist mütalaalarla ele almak mümkünken, ilâhî yasaları savunmayı
Felsefe
AntigoneSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20226,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

umut kalkan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.··
2021 18. kitabı
Sophokles
8.4/10 · 6,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 17. kitabı
platon'un aşk hakkındaki görüşlerini, bir başka ifadeyle "platonik aşk"ın ne olduğunu öğrenebileceğiniz kitaptır. platon'un herhangi bir konudaki görüşlerinin sağlıklı bir şekilde anlaşılabilmesi için şu iki şeyin bilinmesi gereklidir: görünenler dünyası - idealar dünyası ayırımı; kendiliğinden var olan varlıkların varlığı ve bunların ölümsüzlüğü. aslında kendiliğinden var olan varlıklar ile idealar dünyası arasında sebep sonuç ilişkisi vardır diyebiliriz, bir başka ifadeyle bunlar birbirleriyle zorunlu bir ilişki hâlindedirler. bu iki hususu hakkıyla anlayabilen birisi platon'un bütün diyaloglarını oldukça rahat bir şekilde anlayabilir. bir örnek verelim: phaidros diyaloğunda "delilik" mevzusu çok önemli bir yer tutar. ancak bu delilik, bayağı delilikten farklıdır ve tanrıların verdiği armağanlar arasında en iyisidir([244a]). platon'un ortaya attığı delilik ile bayağı delilik arasında nasıl bir fark vardır? bayağı deli, maddî sebepler neticesinde temyiz kudretini yitirmiş ve bu dünyayla arasındaki rabıtayı koparmıştır; ayrıca bunu bilinçli bir tercihle de yapmamıştır, bir başka ifadeyle bu dünyayla arasındaki ilişkiyi zorunluluktan kesmek zorunda kalmıştır. oysa tanrısal delilik kişinin hür iradesine dayanır, çünkü o kişinin ruh'u dünyaya gelmeden evvel tanrısal güzelliğe ve gerçekliğe tanıklık etmiştir, bu dünyaya geldiğinde ise anımsama yoluyla tanrısal güzelliği/gerçekliği tekrar göz önüne getirir ve arzulamaya başlar; o güzelliğe/gerçekliğe ulaşmak için gökyüzüne/idealar dünyasına uçmak ister, ancak bunu başaramaz ve başaramayınca da gözlerini gökyüzüne diker ve bu dünyayı boşlar; bu dünyadaki hiçbir şeye önem vermediği için, bir başka ifadeyle bu dünyayla arasındaki ilişkiyi kestiği için de başkaları onu çıldırmış olarak görür. aslında kişinin bu durumu
Felsefe
Phaidros ya da Güzellik ÜzerinePlaton (Eflatun) · Bilgesu Yayıncılık · 20141,186 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2021 16. kitabı
epiktetos ismini işittiğimde aklıma daima şu durum gelir: kölenin imparatoru etkilemesi. epiktetos kelimesinin anlamı “satın alınmış”tır. her ne kadar bu ismin köleliğiyle ilişkisi olmadığı söylense de bir insanın bu isimle anılması trajiktir. marcus aurelius gibi döneminin süper gücü olan bir devletin hükümdarının, epiktetos gibi bir köleden etkilenmiş olması düşünmeye ve hayret etmeye değer bir şey değil midir? dolayısıyla bu etkileyici durumun ortaya çıkmasını sağlayan şu üçünü iyi incelemek gerekir: epiktetos, marcus aurelius ve stoa. epiktetos’un ortaya attığı felsefeyi iyi anlayabilmek için asıl olarak rufus’a, seneca’ya ve zenon’a değil; sokrates’e bakmak gerekir. zira stoa felsefesinin temelinde sokrates’in fikirleri yer almaktadır. mesela epiktetos’un üzerine basa basa söylediği “akla uygun yaşama”, sokrates’in en temel ilkelerinden birisiydi. platon’un hemen hemen bütün eserlerinde sokrates’in sorgulayıcı konumda olduğunu görmez miyiz? mesela phaidros diyaloğunda, phaidros’un aşk konusunda bir hatibin/sofistin verdiği söylevden çok etkilendiğini, bu söylevi sokrates ile paylaştığını ve sokrates’in de phaidros’u etkileyen söylevi tetkik ettiğini görürüz. bu tetkik/sorgulamanın temelinde de derin bir mantıksal inceleme ve akla uygunluk testlerinin yer aldığını fark ederiz. yine euthyphron diyaloğunda sorgulama o kadar kuvvetli bir şekilde kendini gösterir ki, diyaloğun konusu olan “dindarlık nedir?” sorusuna “bu değildir, o değildir, şu değildir.” cevapları verilir ancak “şudur.” diye bir cevap verilmez; diyalog tamamlanmaz. sokrates sadece euthyphron’un dindarlık üzerine ortaya attığı fikirleri sorgulamıştır, başka da bir şey yapmamıştır. şunu demek istiyorum: sorgulamak, belki de insanın aklını en çok ve en kesif şekilde kullandığı eylemdir. sorgulamayı salt
Felsefe
EnkheiridionEpiktetos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,663 okunma