By, korkunun yok olduğu anlamına gelmez.
Korku hâlâ orada göğsümde, zihnimde, bazen en sessiz anlarımda.
Artık ondan kaçmıyorum.
korku aslında bilmediğime verdiğim bir tepki,
merak ise bilmediğime uzattığım bir el.
Ve ben kaçan değil, uzanan olmayı seçtim.
Kendime doğru yürüdüğüm bu yolda
her korku bir kapı oldu.
Eskiden o kapıların önünde durur, geri dönerdim.
Şimdi ise her şey çok farklı
Bak içinde ne var?
İşte o merak duygusu geldiği zaman
korku çözülmeye başlıyor.
Çünkü merak ettiğimde savaşmıyorum,
anlamaya başlıyorum.
Ve insan, anladığı şeyden artık o kadar da korkmuyor.
Bu benim yolculuğum.
Kendimden kaçmayı bırakıp kendimi keşfetme yolculuğu.
Her gün biraz daha
biraz daha derine,
biraz daha gerçeğe.
Ve belki de mesele hiçbir zaman korkusuz olmak değildi.
Mesele, korkunun içinden geçebilecek kadar
canlı, uyanık ve meraklı kalabilmekti.
Korku beni durdurmak için gelmedi.
Beni kendime götürmek için geldi.
“Bu bana ne öğretmek istiyor?”
İşte tam orada…
yeni bir ben doğuyor.🌀