Sirius

Sirius
@catesmart
心の平和 ・ 。 ☆∴。 *  ・゚*。・   ・ *゚。   *   ・ ゚*。・゚。    ☆゚・。°*. ゚ *  ゚。·*・。 ゚*    ゚ *.。☆。 ・   * ☆ 。・゚*.。     * 
Zihnimi ve düşüncelerimi öyle bir yöneteceğim ki, hiçbir şey beni yönetemeyecek.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Karanlık ne kadar derin olursa olsun içindeki ışık bir yolunu bulur...
9/10
·364 syf.··
2025 27. kitabı
Bu kitap bana şunu net bir şekilde gösterdi: sınırlar çoğu zaman bedenin değil, zihnin ürünü. David Goggins acıyı romantize etmiyor, onu bir araç olarak kullanıyor. Hayatındaki en zor anları saklamadan anlatması, kitabı klasik bir motivasyon metninden çıkarıp gerçek bir yüzleşmeye dönüştürüyor. Okurken “yapabilirsin” denmiyor, “yapmak zorundasın” hissi geliyor. Çünkü Goggins kimseyi kurtarmıyor, bahane bırakmıyor. Sorumluluğu tamamen insana geri veriyor. Disiplinin bir his değil, bir karar olduğunu çok sert ama dürüst bir dille anlatıyor. Bu kitap bana şunu düşündürdü: kendime acıdığım her an, aslında kendimden kaçtığım anlarmış. Can’t Hurt Me motive etmekten çok, insanı aynanın karşısına geçiriyor. Ve o aynada gördüğün kişiyle ne yapacağın tamamen sana kalıyor.
Can't Hurt MeDavid Goggins · Lioncrest Publishing · 2018170 okunma
İnsan olmak diğerinin gözünden bakabilmekte. En çok da onun yerine koyabilmekte kendini, empati ve sempati duyabilmekte..
Güneş battıktan sonra dünya soğur, ön plandaki koyu renkli çimenler ve minik çiçeklerden gördüğümüz gibi, sanki ışığı söndürülmüş gibidir. Ön planda tepelik arazi üzerinde iki küçük ağaç yükselmekte; ağaçların tepeleri denizle, adalarla ve gökyüzüyle kesişmektedir. Dallardaki her yaprak kurumuş ve soğuktan sertleşmiş, dallar ise kendileri korunma ihtiyacı içinde birbirlerine doğru dönmüşlerdir. Batan güneş sadece kısmen görülebilmekte ve arkadan aydınlatılan dağlar soğuk, kırmızımsı bir renkte görünmekte. Resim, ışığa, sıcaklığa ve hayata bir vedadır. Schiele'nin bu sahne için ilham kaynağı, büyük olasılıkla Trieste yakınlarındaki sahilden ve kıyıda uzanan iki çorak kırmızı kayalık adadan gelmiştir. Rudolf Leopold bu tabloyu Schiele'nin uzun zamandır müşterisi ve koleksiyoncusu olan, tablonun masasının üzerinde asılı olduğu Arthur Roessler'den almıştır.