ah werther, bu yarattığın etkiyi bir bilseydin! bir bilseydin beni, gönül bağlarımın sana nasıl da zincirlendiğini görseydin; bu zalim dünya üzerinde kalmayı tercih ederdin. birkaç sözcüğü bir araya getirmen bile beni fazlasıyla mest ederken üzerimde yarattığın bu etkinin büyüklüğünü hissetmeni dilerdim. ancak tek yaptığın acılarımın günden güne bir çığ gibi yuvarlanarak büyümesini seyretmekti. buna karşın tebessüm etmekten başka çarem yoktu. çünkü dudaklarımın yukarıya kıvrılışını görmeseydin, acılarımı yenemediğimi sezebilirdin. bu yüzden, kısa keseceğim. ben, kalbine acılar sunmaktansa bunların hepsini kendime yükleyip mutluluğunu görmeyi yeğlerim. ve işte böyle sevgili werther, kalbimin sana doğru çekilmesine engel olamadım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
herkese yıldızlı geceler* diliyorken bu gece bir çift kolun arasında ne kadar mesut olduğumu size söylemek istiyorum. öpücükleri tüm şakaklarımı gezerken bu kocaman yatakta sanki hiçbir yer yokmuşçasına birbirimize sokuluyor, ıssız gecede buz tutmuş bedenlerimizi ısıtıyorduk. — o gece sevgimizi paylaşmamızın ötesinde, ruhlarımızı paylaştık.
“peki insanlar kalbini açınca ne oluyor?”
reiko ellerini masanın üzerinde kenetledi, sigarası dudaklarının arasından sarkıyordu. halinden memnundu. “iyileşiyorlar” dedi.
“yeterince sevilmiyor muydun sence?”
başını eğip düşünceli gözlerle yüzüme baktı. ardından başıyla keskin ama küçük bir onay verdi. “yeterince değil” ile “neredeyse hiç” arasında bir yerde. “her zaman sevgiye açtım. ömrümde hiç olmazsa bir kez doyasıya sevgi görmek, bu hisle dolup taşmak isterdim. sadece bir tek kez. ama bunu hiç yapmadılar. bir kere bile. onlara sarılıp bir şey için yalvarmaya başladığımda beni kendilerinden uzaklaştırıyorlardı ve bana bağırıyorlardı. ‘hayır, bu çok pahalı!’ iste tek duyduğum buydu. o zaman ben de, beni koşulsuzca üz yüz altmış beş gün sevecek birini bulmaya karar verdim. bu kararı verdiğimde ilkokuldaydım.”