Çay keyfinden sonra masa başındayız tekrar…
Çay molası verelim
Reklam
EFLATUN TEYZENİN NAZİK VE BERRAK KIZIYDI
Bu cumhuriyet bana, Güzel evet güzel... Issızlığıma endemik çiçek ruhsarı, Mazhar olmuş delikanlı yüreğimin fazlı, Turnalar hep bana, Gülüşler dudaklarına. Bir çocuk gibi ağlanırken sokaklarda, Kalbime düşen şefkat bir şarapsa. Etkisi gibi, Yanı başıma çemberler ola. Bir perde sonrası aşk yeni yeniden başlıyor bak, Cümbüşlük bir patlama. Güneşin gözlerimin içine vuruyor sevgili, Tanışılmamış sevgili sevgili... Karşılaşılmamış sevgili sevgilim, Şimdi kuşlar oradalar zaten, Albatros kıyılarında inciler, Yaşlanmam ben sakın asla. Bir cilve kadar hazinem var, Taşar gider bir yürek çorbasıyla, Tuz bandırılıp ekmekle yenir, Yanına bir soğan iyi gider. Debreşir benlikler, Bir çay içsek her şey geçer. Bizim mahallenin eski delisiyim ben, Kader bir güzel gelip geçtiğinde,
Edebiyat
Neyse bizim şampiyonlar ligi masası kurulmuş deniz kenarında ben gidiyorum çay çiğdem yapmaya zengin bu tadı nerden bilsin 😆
B.G.K.O Çobanspor
Eskiden büyüklerin yanında çocuk sevilmezmiş.Sevmek ayıp sayılmazmış belki ama göstermek eksiklik gibi görülürmüş. Erkekler duygularını saklar, kadınlar sevgilerini sessizce taşır, çocuklar ise kendilerine uzanacak bir elin gölgesinde büyürmüş. Ben biraz o zamanların çocuğu oldum. Bana hiç sevgi vermedin diyemem. Aksine, senin sevgini hep hissettim. Başımı okşayan bir elden çok, sırtımda duran görünmez bir dağ gibiydi sevgin. Varlığını biliyordum ama dokunamıyordum. Beni ne kadar istediğini, dünyaya gelmem için ne kadar dua ettiğini, benim için ne kadar emek verdiğini büyüdükçe daha iyi anladım. Şimdi düşünüyorum da, belki beni sarılamadığın kadar sevdin. Belki bana söyleyemediğin her güzel sözü içinde taşıdın. O yük seni de yordu biliyorum. Keşke zamanın yönünü değiştirebilsek baba. Keşke yıllar geriye doğru akabilse. O eski günlerden birine gidip küçük ellerimi avucunun içine bırakabilsem. Markete giderken elimi tutabilirdin mesela. Bir çikolata seçmem için önümde bekleyebilirdin. Yol boyunca anlamsız şeylerden konuşurduk. Belki bugün hatırlamayacağım kadar sıradan bir gün olurdu ama insan büyüdüğünde anlıyor; özlenen şeyler büyük anılar değilmiş, küçük mutluluklarmış. Şimdi dönüp baktığımda en çok onları özlüyorum. Çocukken o hastane odasında bana verdiğin kan dolaşıyor damarlarımda. Belki de bu yüzden kendime baktığımda seni görüyorum. İnsanlara çabuk inanışım sende var. Sevilmediğim yerlerde kalmak için gösterdiğim o anlamsız direnç sende var. Kırıldığım zaman içime çöken o sessizlik, o inat, o vazgeçmeyiş sende var. Beni ben yapan ne varsa, dönüp dolaşıp sana çıkıyor yolu. Ve biliyorum ki ben aynaya baktığımda sende kendimi gördüğüm gibi, sen de bana baktığında biraz kendini görüyorsun. Belki bu yüzden birbirimize bu kadar benziyoruz, belki bu yüzden
Biri ya biri çay içecek, dertleşecek, yormayacak biri 🥺
Reklam
Reklam