Çay
O çay, sadece bir içecek değil, bir anlık huzurun, bir anlık direncin simgesiydi. Tadı, bir hayatın özü gibiydi, acı ve tatlı karışık, damakta kalan bir tecrübe gibi.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Öfkeden ağzım köpürmüşken biri biraz gönlümü alsa ya da önüme bir bardak çay sürse hemen yelkenleri suya indirirdim. Bununla da kalmaz, ona karşı bir yakınlık duyardım; ama sonra kendime kızar, utancımdan birkaç ay uykularımdan olurdum. Yaratılışım böyleydi işte.
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Güneş karı yer, kemirir ve alttan alttan eritir. Buğulara bürünmüş gece bastırır; sabah olur, karın üstündeki kabuk hışırtılar, gümbürtülerle göçmeye başlamıştır bile. Yeşil tepelerin yamaçlarından inen sular, yollarda, izlerde kabarcıklanır, atın toynaklarından dört bir yana ıslak ıslak kar parçaları serpilir. Hava ılıktır. Tepecikler kardan temizlenmiştir ve havada killi toprağın, çürümüş otların o ilkel kokusu vardır. Gün ortasında dar boğazların diplerinde sular kükrer, sarp yamaçlardan karlar hışırtılarla iner ve tarlalarda siyah kadife gibi ortaya çıkan toprak parçaları tatlı tatlı tüter. Akşam bozkırdaki çay bir iniltiyle buzlarını kırar ve genç bir ana göğsü gibi kabaran sularının akıntısına bırakır buzlarını.
"Kahve dükkanını sen sevdiğin için aldım. En sevdiğin çöreği, en sevdiğin latte ile birlikte, en sevdiğin masada, her sabah yiyebilesin diye aldım. Seni mutlu ettiği için aldım ve bu benim için paha biçilemez bir şey Elle."
Alıntı
Yasağı çiğnedim, ben buyur edilmeyenim, masada porselen çay fincanlarının yetmediği, istenmeyen o on üçüncü kişiyim,
Gülüşünü hiç eksiltme yüzünden Şimdi kalkar bir çay demlerim sana Sonra oturur tanımlamaya çalışırız Seninle ölümü de, hayatı da...
Sayfa 57 - Kırmızı Kedi Yayınevi 1.Basım·Kitabı okuyor
Alıntı