yatağı topluyordum. yemeği yapmış yemiş ortalığı toplayıp çay içecektim. mutluydum. birden bir his geldi. çok özledim. enseme indi sanki özlem. oturup ağladım. o şehirdeki günler için orayı özlediğim için.
Masa, sandalye ve yarım kalmış çay,
Hepsi birden ayağa kalkıyor sanki.
Güneş, şapkanın kenarından sızan sızı,
Eski bir dost gibi çalıyor kapıyı.
Selam ey caddelerin giden ışığı,
Selam ey yalnızlığın usta işçisi.
Biz seninle çok şiir eskittik akşamları,
Sen beni bilirsin, ben senin karanlığını.
Ali İhsan Konuklu