8/10
·104 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 13:30
Uzun bir aradan sonra hikaye dünyasından bir eser okumak bana oldukça keyif verdi. Çoğumuzun meşhur Çaykovski balesiyle bildiği ama orijinal metniyle çok daha derin sulara yelken açan, hayal dünyamı genişleten zamansız bir başyapıt:Fındıkkıran ve Fareler Kralı. Noel gecesi hediye edilen çirkin bir fındıkkıran oyuncağının etrafında şekillenen bu anlatı, sayfaları çevirdikçe hem karanlık ve tekinsiz bir atmosfere bürünüyor hem de oyuncaklar dünyasında eşsiz bir hayal gücü sunuyor bizlere. Yoğun metinlerden ,böyle güzel ve soft bir hikayeye yolculuk etmek, edebiyatın geniş dünyasını bir kez daha tattırdı bana. Yaş sınırı olmaksızın,büyük küçük herkesin bu büyülü klasiğe şans vermesini tavsiye ederim :)
Fındıkkıran ile Fareler KralıE. T. A. Hoffmann · Can Yayınları · 202680 okunma
9/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 00:00
#fundaokuyupyorumluyor Gerçek bir hayat hikayesi Başarılı bir kadının arkasında her zaman bir acı vardır. Başarısız oluyorsa bilin ki ya arkasında en sevdiğim dediği bir kadın (anne) vardır ya da eş. Demans hastası Birben, vazgeçmeyen ruhun sessiz direnişinin en kanlı canlı örneğidir. Farklı dünyalara ait anne ve babası tarafından büyütülen Birben, babası ile gittiği Çaykovski Kuğu Gölü balesini izledikleri anda balerin olmak istedi ve hayatında en büyük hayali o oldu. Balerin olma isteği annesinin engeline takılır. 22 yaşında komşularının akrabası ile evlenir. Hayellerine veda etmek zorunda kalan Birben sorumsuz bir eş ile mücadelesine devam eder. Eşinin ilerleyen zamanlarda alkol bağımlısı olması ise işleri daha da zorlaştırır. Babasının desteği ile boşanma kararı alır. Oğlu ile yaşamına devam eden Birben, kendi hayalini oğlunun başarısı ile yaşar. Bazen, hayat sen planlar yaparken yaşadığın hayatın planlarını sekteye uğratması, ruhunu eserin başından sonuna kadar hissettiren, kırgınlıkların içinden yeniden doğmayı anlatan çok etkileyici bir hikâyeydi. Birben’in çocukluk hayallerinden vazgeçmek zorunda bırakılması, yıllar sonra bile içinde taşıdığı o eksiklik hissi ve buna rağmen hayata tutunma çabası gerçekten insanın kalbine dokunuyor. Özellikle annelik duygusunun bu kadar güçlü işlenmesi, kendi gerçekleştiremediği hayalini oğlunun başarısında yaşaması oldukça duygusaldı. Yazarın sade ama derinlikli anlatımı sayesinde karakterlerin iç dünyasına kolayca giriliyor. Okurken sadece Birben’in hikâyesini değil; hayallerini ertelemek zorunda kalan, kırılan ama yine de ayağa kalkmayı başaran birçok kadının sesini okuyuruz. Zaman zaman hüzünlendiren, kimi zaman da umut veren; insanın kendini, seçimlerini ve vazgeçtiklerini sorgulatan gerçek bir hikaye. İnsan en büyük
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202620 okunma
Reklam
10/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Gerçek bir hayattan uyarlanan kitapta farklı dünyalara ait anne babanın kızı olan Birben daha çocukken babasıyla seyrettiği Çaykovski Kuğu Balesini izlemesiyle balerin olmak istediğini söyler ama anne muhafazakar olduğundan kabul etmez. Yüreğine düşen bu tutkusu daha çocukken ellerinden alınır. Hayallerimiz zamanla unutulsada ilerleyen yıllarda bilinç altından ortaya çıkmak gibi bir lüksü vardır. Daha yirmi iki yaşındayken tanımadığı bir adamla görücü usulü evlendirildiği gibi alkolik bir adamın şiddet ve eziyetleriyle baş başa kaldıkça ilk kez kendi kararını verip boşanıyor oğluyla birlikte yeni bir hayata adım atıyorlar. Hayatına başkaları girse bile hiç mutlu olamayan Birben kendi yapamadığı balerinliği oğlu balet olarak başarıp dünyaca ünlenmiştir artık. Gururla izliyordu oğlunu… Tek başına hayatın fırtınalarından yılmayıp ayakta kalabilen ve kendi rızasıyla huzur evine taşınan Birben tüm geçmişini hatırlamaya çalışmaktadır tamamiyle unutmadan önce ama nereye kadar…hatırlayabilecek? Yazarın kalemini daha önce okumuş olduğumdan yazım dili hiç yabancı gelmediği gibi yine sade ama akıcı diliyle karakterlerin karanlık zihinlerine doğru sisli bir tünelin içinden Birben ile birlikte geçiriyor bizleri. Meral Akman Keyifle okuyun, kitap ve sevgiyle kalın…
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202620 okunma
8/10
·283 syf.··
2020 253. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 00:00
Sabit Kalem’le bu ay ki durağımız, Modern Rus edebiyatının kurucu ismi Aleksandr Puşkin ve Yevgeniy Onegin idi. Yazar, 1823-1830 yıllarında, sürgün günlerinde kaleme almış ve ortaya “şiir-roman” denen bir türün çıkmasına önayak olmuş. Sanki “şiirsel roman” ifadesi daha güzel olurdu; sanırım pek çok okurun dilini sevdiği esere “şiirsel bir roman” ifadesi, kavramın yerini sarsmış olabilir. Son bilgimiz de, En iyi Rus bestecilerinden Çaykovski, operaya da uyarladı ve eserin ününe ün katmış olduğu. Yevgeniy Onegin, kısaca; Moskova ve Petersburg’un balolarından, görkemli yaşamından sıkılan Yevgeniy Onegin’in, taşra hayatını görmek için gittiği köyde, toprak sahiplerinden birinin kızı Tatyana ile tanışmasını konu alıyor ve dönemin Rus toplumsal yapısının manzarasını sizin için tuvale aktarıyor. Hepimizin hayatında Yevgeniy gibi narsistlik kişilikler, karakter hepimizin tanıdıklarından. Taşra yaşamının gene zengin ve sosyete kesimince “hayal edilen yaşam” minvalinde gösterilmesi, ta o zamandan varmış bu düzenbaz istercilik dedirtti bana... Puşkin, “bir roman değil, şiir-roman yazıyorum; cehennemi bir fark aralarında!” diyerek yazmaya başlıyor. Şiir roman, dört karakterin etrafında şekilleniyor ve Puşkin’in arada kurguyu bölüp Rus toplumunu, sanatçısını ve politikasını eleştirdiği kısımları epey sevdim. Kurgunun en can alıcı ve yakıcı kısmı, bana göre Tatyana’nın mektubu idi. Sırttaki sepete, yavaş yavaş dolan taşlar gibiydi... Okuduğum Sabri Gürses söyleşisi, bir yanlışı da düzeltmemize yardımdı oluyor: “Rus edebiyatı (yanlışlıkla Dostoyevski'ye atfedilen ama aslında Fransız eleştirmen de Vogue tarafından söylenmiş olan sözdeki gibi) bir paltodan falan değil, Rus edebiyatının ilk romanı olan Yevgeni Onegin’den çıkmıştır.” Sabit Kalem’de bir kesim YKY Kazım Taşkent
Yevgeniy OneginAleksandr Puşkin · Ayrıntı Yayınları · 20161,134 okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2026 64. kitabı
Vladimir Putin Kimdir? Vladimir Vladimiroviç Putin 7 Ekim 1952 yılı Leningrad, SSCB doğumlu Rus siyasetçi ve Rusya devlet başkanı. Tüm detayları ile Putin'in hayatı ve yaşamından izler taşıyan bir yaşamı Vladimir V. Putin okuduk,yazarın kaleminden Wolfgang Seiffert Baba tarafından dedesi, Sovyetler Birliği kurucusu Vladimir Lenin'e, Lenin'in eşi Nadejda Krupskaya'ya ve Stalin'e belli sürelerde aşçılık yapan Spiridon Ivanoviç Putin olan Vladimir Putin, 7 Ekim 1952 tarihinde SSCB döneminde adı Leningrad olan St Petersburg kentinde Vladimir Spiridonoviç Putin ve Maria Ivanovna Shelomova çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Leningrad Devlet Üniversitesi Hukuk Bölümü'nden 1975'te mezun olan Putin, yüksek lisansını ekonomi alanında yaptı. Mezuniyetinin ardından, 1975'ten itibaren KGB'de çalışmaya başlayan Putin, bir süre Almanya'da görev yaptı, Leningrad'a dönmesinin ardından da üniversite yönetiminde görev aldı. 1990'da Leningrad Şehir Konseyi'nde danışmanlık yapan Putin, 1991-1992 yıllarında da belediye başkan yardımcısı ve belediye konseyi dış ilişkiler komitesinin başkanıydı. Putin, 1996 yılına kadar St. Petersburg yönetiminde çeşitli kademelerdeki görevlerinin ardından, 1996'da Kremlin Sarayı Mülkiyet İdaresi Başkan Yardımcılığı'na atandı ve bu görevini 1997 yılına kadar sürdürdü. 1997 ve 1998'de Devlet Başkanlığı İdaresi Başkanı ile Devlet Başkanlığı Denetim İdaresi Başkanı olarak yaptı. Putin, 1998-1999 yıllarında, Rusya Federal Güvenlik Servisi'nin (FSB) başkanlığını yaparken, aynı zamanda, Sovyetler Birliği sonrasındaki yeni Rusya'nın politbürosu olarak da adlandırılan Rusya Güvenlik Konseyi'nin sekreterliği görevini yürüttü.Putin, 9-16 Ağustos 1999 tarihleri arasında başbakan yardımcısı ve başbakan vekilliği, 16 Ağustos'tan itibaren de başbakan olarak görev yapmaya
Biyografi siyaset politika
Vladimir V. PutinWolfgang Seiffert · Gendaş Kültür Yayınları · 20045 okunma
8/10
·96 syf.··
2021 43. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2021 00:00
Her ne kadar bir yetişkin olsam da, çocuk kitapları okumayı hala çok seviyorum. Fındıkkıran da çocukken severek dinlediğim, bugün de keyifle okuduğum masallardan bir tanesi. Çaykovski'nin bestelediği Fındıkkıran balesi ile çoğumuzun aşina olduğu bu masalı, 7'den 77'ye herkese tavsiye ederim. Zira "Toy Story" daha yokken, oyuncakların büyülü dünyasını Fındıkkıran ile çoktan keşfe çıkmıştık.
FındıkkıranE. T. A. Hoffmann · Martı Yayınları · 202080 okunma
Reklam
Reklam