Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Üç kişiyi toplayınca mahkeme çıkmaz. Toplu mahkemeyi kabul edersek arkasından oy gelir. Oylama yoluyla adalet! Hâkimlerden biri karara muhalif kalırsa bu onun kararının doğruluğuna inanmadığını gösterir. Bir hâkimin dahi şüphe ettiği kararın doğruluğunu topluma nasıl kabul ettireceğiz?!