Çiğdem Özer

Çiğdem Özer
@cdmefmet
Mesaj atmayınız. Cevap verilmeyecektir.
75 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·168 syf.··
2021 69. kitabı
Sunay Akın’ ı izlemeyi sevmesem de okumayı seviyorum. Kitapları bende diğer kitaplarını da okuma arzusu uyandırıyor ki bunu yapabilen yazarlar benim için “iyi yazarlar” dır. İstanbul ve Nazım Hikmet ekseninde ilerleyen denemelerinden oluşan bu kitabında yazar; dünya görüşünü, politik tavrını, Nazım Hikmet ve Kız Kulesi hayranlığını ve tabii İstanbul sevgisini aktarıyor. Yer yer öykülemelerle yoğun şiir iklimiyle geniş bir genel kültür hazinesiyle okuması çok keyifli ve çabuk ilerleyen bir kitap.
İstanbul'un Nâzım PlanıSunay Akın · İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,640 okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2021 68. kitabı
Roman, arkadaş çevresi arasında popüler olan Jale’ ye farklı kişilerce yazılan mektuplardan oluşuyor. Öyle ki herkes Jale’ye hayran ve müpteladır. Erkeklerin yazdığı vıcık vıcık abartılı aşk mektupları, hastalıklı ve gerçek dışı aşkı düşündürüyor.Kadın mektupları ise bana göre esere değer katan bölümlerdi. Jale; sol görüşlü, idealist fikirleri olan, özgür ruhlu bir karakterken aşk mektuplarından etkilendiği kendine denk olmayan hasta ruhlu Ahmet’ le evlenir. Yazar; aşkların sahte ve limon kolonyası gibi uçucu olduğuna, aşkın mektuplarda kaldığına dikkat çekiyor. Ayrıca dönemin en önemli iletişim aracı mektuplar, sahte aşkların körükleyicisi gibidir. Toplumun değer yargılarının insanı esir alışını ise kadın mektupları bölümünde eleştirerek okuyucuyu bu konuda düşünmeye sevk ediyor.
Mektup AşklarıLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,472 okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2021 67. kitabı
Fizik bilimiyle uğraşanlar için kolay anlaşılabilir bir kitap olabilir ancak; konunun uzağındakiler için anlaşılması zor bir eser. Öyle ki birçok yeri anlamanız için başka kitapları okumuş olmanız, konuyu internetten araştırmanız gerekiyor. Şahsen zorlanmama rağmen yine de okumaktan mutlu olduğum bir kitap oldu. Stephan Hawking; her zaman, üstün zekası, amansız hastalığı sebebiyle ilgimi çekiyordu. Hakkında rastladığım yazıları okuyordum. Kendi ağzından evrenin oluşum hikayesini öğrenmek de oldukça ilgi çekici. Burada anlatılanlar; okulda öğrendiğimiz, oradan buradan duyduğumuz kimi fizik olaylarına toplu bir bakış sağlıyor. Hawking, evrenin oluşumunda on milyar yıl önce oluşan “Büyük Patlama” yı kabul ediyor ve sonlu bir zaman sonra da evrenin çökebileceğini öngörüyor. Önceleri Ateist olan yazarın sonraları Tanrı’ nın varlığını kabul ettiği söyleniyor. Bu konuda çok net konuşmuyor. Evrenin genişlemesi, kütleçekim kanunu, kara delikler, solucan delikleri, ışık dalgaları, parçacıklar, Einstein’ in Görelilik kuramı, Kuantum fiziği, evreni anlamamız için kapsayıcı tek bir kuramın ne olacağı gibi beyaz cüceler, kuarklar, kuasarlar, yıldızlar vb hakkında görece bilgi sahibi oluyorsunuz. En heyecanlandığım bölüm, “ zamanda yolculuk”tu ki; bunun mümkün olabileceğini ancak geçmişi değiştirmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini söylüyor. Ayrıca, bunun tehlikeli bir iş olduğunu belirtip zamanda geriye giden birinin Nazilere atom bombasını fısıldasa ne olacağına dikkat çekiyor. Son bölümde; Galilei, Newton ve Einstein hakkındaki değerlendirmelerini okumak da gayet zevkliydi.
Zamanın Kısa TarihiStephen W. Hawking · Alfa Bilim · 202511,2bin okunma
Puan vermedi·331 syf.··
Beğendi
·
2021 66. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2021 00:59
Bir “görmezden gelme” nin öyküsü… Bu kitabı okuyan çoğu insan gibi ,daha önce nasıl okumadım, dedim. Çok satan popüler kitapların her zaman için şişirilmiş, reklam hilesi olmadığını iyi kitapların da çok satanlar listesinde olabildiğini kanıtlıyor. Yazar, herkesin bilip de bilmezden geldiği, görüp de görmezden geldiği tüm dünyada var olan çıplak gerçekleri özgün ve çarpıcı bir kurguyla sunuyor. Portekizli Nobelli yazar, şahıs ve yer adlarını belirtmeyerek burada anlatılanların her ülke için geçerli olduğunu vurgulamak istiyor, diye düşündüm. Ayrıca kişilerin değil statülerin önemli olmasının eleştirisi olduğu da düşünülebilir. Günümüzdeki pandemi gibi bir salgın hastalık karşısında insanların ve devletin nasıl hazırlıksız olduğunu, acele kararlarla önü alınmaz yanlış yollara girildiğini, insalıktan çıkmanın zirvesini distopik roman kurgusuyla okurken “başımıza gelse nasıl davranırdık” iç muhasebesiyle empatik okuma sürecini yaşıyoruz. Sineklerin Tanrısı ve Hayvan Çiftliği gibi kült romanlarda da işlenen “küçük ve dar bir çevre içinde yaşamak zorunda kalan bir grup canlıdan güçlü olanın zayıfı ezmesi” değişmezliğini, buradaki karantina binasının toplama kampı holokostuna dönüşmesiyle görüyoruz. Eserin sonunda yazar aslında ne söylemek istediğini de açıkça belirterek kapanışı yapıyor: “Biz kör olmadık, biz zaten kördük, gördüğü halde görmeyen körler.” “Gören körler” e büyük eleştiri manifestosu da diyebiliriz.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
9/10
·383 syf.··
2021 64. kitabı
Psikiyatri doktoru yazarın, hastalarıyla yaptığı psikoloji seanslarından bazılarını hikayeleştirdiği, son derece sürükleyici, kolay okunan bir kitap. Yazar, bu kitabı olgunluk çağında kaleme almış, yıllarca gördüğü binlerce hasta içinde bir seçki yapmıştır. Amacı da edebi bir eser kurgulamak değil, kendi ifadesiyle kliniklere gelemeyen hastalara faydalı olmaktır. Irvin Yalom un kitaplarının güzel olduğunu fakat oradaki hikayelerin Türk insanına hitap etmediğini bunun için “daha bizden” öyküler yazmak gerektiğini düşündüğünü söyler. Kitaptaki gerçek hayat hikayelerinin ortak noktası hüzünlü olmalarıdır. Okuyanı sarsar. Kendimizden ya da etrafımızdan bir şeyler de buluruz. Kendi adıma bu kitaptan çıkardığım en mühim gerçek şu oldu: Yaşadıklarımızın ne olduğunu anlamak bile kendimizi iyi hissetmemize yeter. Eğer hastalık varsa da bu, iyileşmenin ilk adımıdır. Çünkü o seanslarda, doktor hastanın kendini ve etrafındakileri anlamasını sağlar. Bu sayede, kendini suçlayan insanlar aslında suçlu olmadıklarını anlar. O halde yaşanılanları zehir gibi içte tutmak yerine güvenilir birine anlatmak iyileşme yoluna girmek demektir. İşte okudukça insan, kendinin ve etrafındaki insanların davranışlarını anlamlandırabiliyor ki bu da tek başına bu ve benzeri kitapları okumak için yeterli.
Madalyonun İçiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202021,5bin okunma
Reklam