Attila İlhan ın ilk şiir kitabı Duvar; onun şiir yolculuğunu görmek, anlamak adına da başvuru niteliğinde bir eser.
Şair, özellikle Türk şiirinde Nazım Hikmet in şiirinden -kendisinin de belirttiği gibi- etkileniyor.
Bununla birlikte beslendiği kaynak Türk halk şiiri geleneği.
Onun için Dadaloğlu, Köroğlu, Pir Sultan Abdal ilham alınacak membalardır. Gavurdağları şiirlerinde bu tesir açıkça görülür. Köyü, köylüyü anlattığı bu bölümden sonra eserde; hürriyet, 2. Dünya Savaşı, emekçi işçiler, aşk etrafında şiirlere yer verilir.
En sevdiğim şiir, şairin annesinin de en sevdiği şiir olan “Ümmühan” oldu. Bir hikayesi olan,tesiri yüksek bir şiir.
Şair, kitabın sonuna Meraklısına Notlar başlığıyla şiirler için kısa bir açıklama bölümü oluşturmuş ki bu en hoşuma giden şey oldu. Kitapta yer alan şiirlerin arka planını, nerede yayımladığını, hangi duyguyla yazdığını, kendince ne anlattığını belirtmiş. Bu bölüm, şiirleri okumayı daha keyifli hale getiriyor diyebilirim.
DuvarAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20051,812 okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gazeteci, tarihçi, yazar Ahmet Rasim in Osmanlı’ nın son dönemlerini gençlik perdesiyle nakleden “anı”anlatısı.
Yer yer roman havasında akan eserin ana konusu isminden de anlaşıldığı gibi İstanbul’ da “eski fuhuş” un nasıl olduğudur.
Akla gelebileceği gibi müstehcen olayların aktarımı söz konusu değil. Gayet seviyeli bir dille zaman zaman gülümseten hatıralar, yazarın daha çok çevresinde gördüğü duyumladığı olayları ihtiva eder. Gençliğinde kendisi de mahut ortamların müdavimi olmuştur.
Yazar ömrünün demlenmiş çağında gençlik hatıralarını yazarken fuhuş ortamının artık çok değişmiş olduğunun, çok daha aleni ve pervasız hale geldiğinin altını çizer. Eskiden en azından utanılırdı, işler sümen altından götürülürdü; şimdi ise fuhuş ulu orta çekincesizce yapılıyor, der. Hatta eski fuhuş ehlinin şimdiki apaçık rezaletleri görse utancından kan ter içinde kalacağını söyler.
Bunun yanında eserin asıl dikkate değer yanı, dönemin sosyal hayatı hakkında verdiği bilgilerdir. Eser; mahalle dayanışması, kadının toplumdaki yeri, cadde - sokak adabı, fuhuş baskınları, Beyoğlu- Galata gibi İstanbul’un semtleri ve eğlence kültürü hakkında kaynaklık edecek bilgiler içerir. Kadınlar o dönemde vapur, tramvay vs yerlerde asla erkeklerle konuşamıyor. Yine eserde, yabancı bir kadınla konuşan bir erkeği polislerin sorguladığı, dadısıyla konuşan adamın ise bunu zor ispatladığı aktarılır.
Ayrıca kadının sesinin duyulması bile ayıptır, hoş karşılanmaz.
Yazar, eserin sonunda çözümlemeler başlığıyla fuhuş hayatı hakkında yorumlamalar yapar.
Fuhş-i AtikAhmet Rasim · Avrupa Yakası Yayınları · 2007138 okunma
Mitolojik romanla tanışmamı sağlayan kitap, mitolojinin birbirine karışan karakterlerini akılda kalır hale getirmiş. Birçoğumuz için Zeus, Apollon, Athena, Brad Pitt in canlandırdığı Akhilleus (Troy) vs tanıdıksa da Kirke daha gözden ırak bir öğeydi. Yazar, takdir ettiğim bir şekilde geçmişten bugüne “kadının gücü”üzerine bir değerlendirme yapmış. Zira geçmişin kadını öteleyen, erkeğin yardımcısı olarak gören zihniyet çağımızda da aksini buluyor. Kirke; silik, güçsüz, görece çirkin bir kadınken öz kimliğini, gerçekten ne istediğini kendisi -eserin sonunda- belirliyor, tercihini yapıyor. Aşağılanan, ailesi tarafından bile sevilmeyen, Tanrıça olmasına rağmen tecavüze uğrayan Kirke; gücünü kullanmayı öğrenip erkeğin gölgesinde kalmayı reddeden, babası güneş tanrısı zalim Helios a karşı dik duran bir kadın haline gelir. Bu dönüşüm elbetteki bugünün kadını için de olması umulandır. Kirke nin çocukluğundan beri hiç kolay bir hayatı olmamıştır. Tüm zorlukların üstesinden ise tek başına gelmiştir. Anneliği tadışı ise bana göre eserin en duygusal sekansıdır. Ayrıca kaderin değişemeyeceği ve insanın özüne döneceğine dair mesajlar verilir. Yoğun olay örgüsüyle oldukça sürükleyici, okuması keyifli bir kurgu.
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma