Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben, Allah tarafından Hak dini tebliğe memurum, ben Allah elçisiyim; kendiliğimden bir şey yapmıyorum. Bir elime güneşi ötekine Ay'ı verseler, bu vazifeden ayrılmam...
Abdulmuttalip alınan malların geri verilmesini istediklerini söyledi. Bunun üzerine ebrehe:
-ben sandım ki Kâbe'yi yıkmayayım diye ricaya geldiniz. Siz ise develerinizin derdinde!...
Abdülmuttalip Ebrehe'ye şu cevabı vermiş:
-ben develerin sahibiyim ve onları istiyorum. Kâbe'nin sahibi var. Onu, o korur...
Peygamberimiz (s.a.v.)
"şeytanı,'Allah'tan başka Tanrı yoktur, Muhammed onun elçisidir'sözüyle çökertin...
Çünkü şeytan bu sözle, sizin, üzerinize çokça binip aşırı yük yükleyerek eşeğinizi çökerttiğiniz gibi çöker"buyurmuştur...
Alimlerden birine" sahip olduğun bu ilmi nasıl elde ettin?" Diye sormuşlar; o da" karganın erkenciliği, devenin sabrı, domuzun hırsı ve köpeğin sahibine düşkünlüğü ile elde ettim. Karganın yuvasından erkenden kalkıp gittiği gibi alimlerin dersine erkenden giderdim. Alimlerin yükledikleri yüke, devenin sırtına yüklenen yüklere sabrettiği gibi sabrederdim, ilim elde etmeye, domuzun yiyeceği şeye duyduğu hırs gibi, hırs duyardım ve köpeğin, bir kemik yemek için sahibinin kapısından ayrılmadığı gibi, alimlerin kapısından ayrılmazdım"demiştir.....