ece

ece
@cegunay
"never be so polite, you forget your power and never wield such power, you forget to be polite"
Puan vermedi·160 syf.·
2022 3. kitabı
“Bir yıl içinde kadınlarla ilgili kaç kitap yazıldığına dair herhangi bir fikriniz var mı? Bunlardan kaçının erkekler tarafından yazıldığına dair herhangi bir fikriniz var mı?” Uzun bir süredir kitaplığımda olmasına rağmen elime alıp da tamamlayamadığım kitabı bu iki gün içinde bitirebildim. Akıcı olduğunu, rahatça ilerlediğini belirttikten sonra kesinlikle sakin kafayla okunması gereken bir kitap olduğunu söylemek isterim çünkü Woolf, her sayfada sizi farklı bir başlık altında düşünmeye, toplumun alışılmış bakış açısını ve bana kalırsa en önemlisi kendinize olan tutumunuzu sorgulamaya itiyor. En başta yaptığım alıntı, aslında kitapta sorulmuş en önemli sorulardan biri. Woolf'un kitapta da öngördüğü gibi günümüzde kadınlar farklı alanlarda etkinlik gösterip çalışıyor olsa da çok öncesinden beri süregelen ataerkilliğin altında hala ezilmektedir. Evet, şimdi olduğu gibi geçmişte de erkeklerin üzerinde yaratılan beklentiden kaynaklı baskı yadsınamaz ve kadınların bu bastırılmışlığının sebebi olarak onları görüp öfkeyi direkt olarak tek bir noktada toplayamayız. O zaman sorun nerede? Virginia Woolf'un da değindiği gibi, insan kendine güveni olmadığı sürece zayıftır ve bakıldığında bu güveni en kolay şekilde diğerlerinin kendinden aşağıda olduğunu düşünerek kazanır. Aslında tam olarak bu üstün görmeden kaynaklanır kadının eve kapatılıp kısıtlanması. Kadın evde olmalıdır, kadının parası kocasınındır, kadın çocuk doğurmakla ve ona bakmakla yükümlüdür ve kadının okuyup yazması, düşüncesini özgür bırakması gülünçtür çünkü bu kadının durması gereken yerin sınırları dışındadır.Kadının kendine ait bir odası bile yoktur. Tüm bu düşünce baskısının yanında bir de maddi olanaksızlık olunca kadından kurmaca veya şiir anlamında nitelikli bir ürün, nitelikliyi geçelim bir ürün ortaya
1000Kitap
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İndigo Kitap · 201748,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·765 syf.·
2020 8. kitabı
Uluslararası romanın “ustası” olarak nitelendirilen Henry James’e ait okuduğum ilk roman Bir Hanımefendinin Portresi oldu. Elime ilk aldığımda kalınlığından dolayı bitirmenin biraz uzun süreceğini düşünmüş olsam da beklediğimden biraz daha az sürede bitirmiş buldum kendimi. Öncelikle eğer detaylı anlatımdan, derin psikolojik analizlerden, beklenmedik olay örgülerinden ve ucu açık sonlardan hoşlanıyorsanız sakın ola kitabın kalınlığına aldanıp da okumamayı tercih etmeyin çünkü elinize bir kez alıp odaklandınız mı, konu sizi içine çekecektir. Olaylar babasının ölümü sonrası, uzun süredir görmediği, pek de fazla tanımadığı teyzesi Lydia Touchett’ın himayesi altında İngiltere’ye getirilen Isabel’in etrafında gelişmekte. Isabel, dönemin getirmiş olduğu kadının “evlenmesi gereken bir nesne” anlayışına her seferinde karşı çıkarak kafasında belirlediği hayal ve ideallerinin peşinde koşmakta çok kararlı çıkıyor karşımıza. Fakat sonrasında yazarımız bize öyle bir ters köşe yapıyor ki hayatın insanın karşısına nasıl beklenmedik şeyler çıkarabileceğini, aklımıza asla gelemeyecek nedenlerin “kader”imizi belirleyebileceğini veya en azından onu farklı yollara yönlendirebileceğini, yanlış verilmiş kararların ne tür sonuçlar doğurabileceğini, bu sonuçların ne kadar ağır duygusal yüklere sebebiyet verebileceğini kısacası her şeyin bir anda değişebileceğini ve aslında çoğu şeyi asla planlayamayacağımızı sert bir tokat gibi vuruyor yüzümüze. Olayların gelişim şekli ne kadar çarpıcıysa, sonuç da bir o kadar ucu açıktı. Bu şekilde bir sonun beni hayal kırıklığına uğrattığını söylersem bunun sadece devamına karar veremiyor olmamdan kaynaklandığını ek olarak belirtmek isterim. Yazara ait okuduğum ilk kitap olsa da kesinlikle son olmayacak.
Bir Hanımefendinin PortresiHenry James · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020745 okunma