Durma yağmur durma.
Dinlediğim bazı şarkılardan esinlenerek birkaç satır yazıyorum. Körelen kalemimi yeniden canlandırıyorum. Bugün Gripinden Durma yağmur durma şarkısı eşliğinde yazıyorum. Yorgunum hiç olmadığı kadar. Hiç akmadığı kadar fazla artık yaşlarım. yürüdükçe geçecekmiş gibi. Yürüyorum hep yalanlara. Günlerdir hiç durmadan. Hangi sokakta kimi arıyorum. Onu aradığım sokaklarda bulmak bir yana aynı havayı bile solumuyor olabiliriz. Yine de arıyorum her yerde her şekilde. belki diyorum belki buradadır şurada. Belki de çoktan toprak altında. Yine günlerden kayıp bir sevgili ve ben. bu günde İstanbul boğazına düştü yol. attığım her adım yavaşlıyor. Sanki burada evet burada. Bir yağmurdur bastırdı. Yanlış bir aşkın yanlışlarını temizlemeye yemin etmişçesine yağıyordu. Yağsın durmasın belki söner içimdeki ateş. Bir bank kenarında bekliyorum. Evet gelmeyecek olanı bekliyorum. İnsanı belkiler yaşatır mı ben belki uğruna hayattayım. Bir kuştur kondu yanıma. Bir buluttur sanki tek benim için dolmuş tepemde yağıyor. Başım eğik omzum düşük. Yutkunmayı unutmuş, nefesim kesik. Bir sokak ortasında ağlamak ilk defa bu kadar kolay ve güzel oldu. Çünkü gözyaşlarım karıştı yağmurlara. Bir nefes sıcaklığı hissettim sanki hemen başucumda. sağıma mı bakmalıyım soluma mı. Yoksa deliriyor muydum iyice. Ben yeltenmeden dönen başım tanıdık bir yüzle baş başa. Çiçeğimi gömdüğüm toprak gözler karşımda. O da sırılsıklam o da pişman. El birliğiyle yok edilmiş bir aşkın suçluları karşı karşıya. O da mı ağlıyordur bilinmez. Anlaşılmıyor ki. Öylesine bir tebessüm tam suratımızın ortasında. Yaşanan hiçbir şeyden pişman olmayan iki insan. İyi kiler akıllarında. Oysaki ne çok acı çekildi. Ama kimin umurunda. Konuşmak mı asla. Susmak için varız biz. Zamanında çok konuşuldu ama hiç anlaşılmadı. Şimdi susup
Mes'ut bir tesadüfe altıncı ve son mektup
ve nihayet ikimiz kaçtığımız aşkların toplamıyız sokakta yaralı bir it koşturuyor iki buluşmadır koluma girmiyorsun. ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi. benimle çıkmıyorsun bu yolculuğa.ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim. bu resimden çıkıp gidiyorum. seni isteyen yanım ölümsüz yanımdır. bulutsuz da yağan nedir? şimdi öğreniyorum ki, gözyaşı! bu resimden çıkıp gidiyorum. seni isteyen yanım aşk yanımdır. babam romantik bir aşiret savaşçısıydı, çapraz fişeklik duyardım yüzümde ona sarıldığım zaman.sonrası jandarmalardı.ağıt kadınlardı. mezarlardı.o gün bugündür sayrıyım. çünkü insan öldügü yaşta kalır. babam elin eskilerini giyerdi. ben bu yüzden ezik olurum bayram sabahlarında. yani bir sömürgede doğan kırılgan olur. çünkü insan öldüğü yaşta.. sokaktan askeri konvoylar geçiyor iki buluşmadır koluma girmiyorsun ve birkaç milyon yıldır tutmadım ellerini.ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim. yaşadığım yitirdiklerim oluyor hep. oysa tuttuğum elleri bırakmıyorum.sonra korkuyorlar hasletimden.ne denli sevgiye değer olduğumu söylüyorlar. gidiyorlar sonra.ve biçimlendiremediklerimiz biçim oluyor bize. ve sen haftanın deniz ertesi günleri geliyorsun. bir çizgi diyorsun. bir çizgideyim. sağım nere solum nere bilmiyorum.. seni şiir duraklarına bırakıyorum o zaman. güleç kalıyorsun. dudakların kırışıyor kenarlarından. ellerin, minnacık ellerin morarıyor.küçük küçük adımlarla gidiyorsun -sanki- içimden. bir şiir durağından biniyorsun. zaten yorgunsun. ben sancıyla kıvranıyorum geceleri sayrı bir yatakta. terli terli seni içiyorum. çünkü yüzüme bakınca seni görüyorum. çünkü yorgunsun.
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayatımızda pürüzlükler daima olacaktır karşımızdaki herkeste. Mühim olan karşılıklı birbirini olumlu yönde eğitmek... Herkes herkesi olduğu gibi elbette kabul edecek. Ama kimse kendini mükemmel sanmadan. Çünkü ben böyleyim, kabul eden eder dediğimiz yerde ne kendimizdeki ne de toplumdaki pürüzlükler düzelir .. O kadar çok saçma tabirli yazılar görülmeye başladı ki... İnsanları ilk hatasında silmeler,engellemeler,değiştirmeler... Oysa insanın kendisi her günahı için defalarca yaratandan af istiyorken... İnsan insanı idare etmeli. Çekip gitmenin de bir zamanı ve dozu var... Hak 3 tür,5 tir esprisi ya da gerçeği her ne ise insanın kendisinde( 3,5... hata,kırgınlık vs.) o kadar çok zaman,kırgınlıktan sonra gitmeli,vazgeçmeli insan...
Selim Temo-Mes'ut Bir Tesadüfe Altıncı Ve Son Mektup
ve nihayet ikimiz kaçtığımız aşkların toplamıyız sokakta yaralı bir it koşturuyor iki buluşmadır koluma girmiyorsun. ve birkaç milyon yıldır tutmadın ellerimi. benimle çıkmıyorsun bu yolculuğa. ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim. bu resimden çıkıp gidiyorum. seni isteyen yanım ölümsüz yanımdır. bulutsuz da yağan nedir? şimdi öğreniyorum ki, gözyaşı! bu resimden çıkıp gidiyorum. seni isteyen yanım aşk yanımdır. babam romantik bir aşiret savaşçısıydı, çapraz fişeklik duyardım yüzümde ona sarıldığım zaman.sonrası jandarmalardı.ağıt kadınlardı. mezarlardı.o gün bugündür sayrıyım. çünkü insan öldügü yaşta kalır. babam elin eskilerini giyerdi. ben bu yüzden ezik olurum bayram sabahlarında. yani bir sömürgede doğan kırılgan olur. çünkü insan öldüğü yaşta.. sokaktan askeri konvoylar geçiyor iki buluşmadır koluma girmiyorsun ve birkaç milyon yıldır tutmadım ellerini.ve ben sırf bu yüzden yenilebilirim. yaşadığım yitirdiklerim oluyor hep. oysa tuttuğum elleri bırakmıyorum.sonra korkuyorlar hasletimden.ne denli sevgiye değer olduğumu söylüyorlar. gidiyorlar sonra.ve biçimlendiremediklerimiz biçim oluyor bize. ve sen haftanın deniz ertesi günleri geliyorsun. bir çizgi diyorsun. bir çizgideyim. sağım nere solum nere bilmiyorum.. seni şiir duraklarına bırakıyorum o zaman. güleç kalıyorsun. dudakların kırışıyor kenarlarından. ellerin, minnacık ellerin morarıyor.küçük küçük adımlarla gidiyorsun -sanki- içimden. bir şiir durağından biniyorsun. zaten yorgunsun.
Şiir
Çiçeklerimin toprağını değiştirdim bugün.
Barış Çiçeği (Spathiphyllum) gibi dayanıklı bir çiçek bile toprağını sevmeyince açmıyor. Uçlarından başlıyor kurumaya, en derinlere doğru... Tıpkı kitaplar gibi, çiçeklerden de öğreneceğimiz çok şey var; olmuyorsa zorlamamalı, çekip gitmeli iyi gelmeyen her yerden ve her şeyden.
Kapiyi anahtarla acmayi sevmiyorum? Zili calmaliyim ve sen acmalisin kapiyi.'Hoşgeldin canim' deyip boynuma sarılmalısın... Uzun uzun öpüsmelıyız kapı aralıgında.. El ele tutusmalı,iceri yurumeliyiz. Bi çırpıda sıralamalısın,belki en fazla üçü önemli otuzbes haberi birden. 'Sular yoktu bütün gün biliyor musun? ' demelisin mesela 'yemegi ocakta unutup yakmamıs mıyım pilavın dibini? ' sonra da 'tüpgaz bitti alay eder gibi' demelisin mesela. Adları da saclari gibi hep birbirine benzeyen ortaokul arkadasların çat kapı yapmıs olmalı aniden öglen vakti... 'Annen aramis; yakinda gelecekmis,bana da selam söylemişmiş'olmalı mesela ' o kadar isinin arasinda camları da silmis,sevinmis' olmalısın. 'Eskilerini eskiciye verdim' demelisin 'plastik mandal legen,bi de faras almis olmalısın' karsılıgında. 'bi gündüz yayınında faydalı on sey ögrenmis olmalisin çıkmayan lekeleri kolayca çikarmaya,? arap siselerini kolayca acip bos siselere mumlar damlartip dekor yapmaya' bi dolu faydali sey... Ben mutlaka:'yaaaa öyle mi olmus! 'diyecegin haberler vermeliyim sana. Süratle beni kızdıracak bir seyler yapmalisin. Ben de zaten seni kizdiracak bi seyler yapmis olmaliyim disarda. Gözüme bakip anlamalisin yedigim herzeleri! . Sen anlamamazlıktan gelmelisin,yüzlememelisin yine de.Usulca utanmaliyim. Anladigini anlamazdan gelmeliyim yine de anladigini anladigimi anlamamalisin. Bu küçük oyun böyle sürüp gitmeli bi vakit. Ben yine her zaman ki gibi:yarin rejim yapmaya,spora baslamaya,sigarayi birakmaya karar vermeliyim. Sen 'bi kaç güne kadar bi is bulup artik çalismaya','bi ev bulup oraya gecmeye','hayatina bi çeki düzen vermeye' karar vermelisin. 'çay koymanı' yine ben hatirlatmaliyim. Radyo yine tuhaf sarkili seyler calan bi gavur kanalina ayarli olmali. Televizyon yine senin kanallarine kilitli
Şiir