10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 15:20
"Sevgili genç yoldaşım; Ya insanca, onurlu yaşamalı ya da dünyada fuzuli yer işgal etmeden çekip gitmeli. Sizin İlyas" diyerek imzaladı kitabımı. Onu sinemalarından iyi tanıyoruz ama daha iyi tanımanın bir yolu da bu söyleşi, anı kitabını okumak diye düşündüm. Burada 14 filmi üzerine Yeşilçam anılarını doyasıya paylaşmış. Çoğunu izlemiştim ama birini izlemedim ve okuyunca çok merak ettim. Mısır Adası (2015) Belli ki güçlü bir eser. Umarım izleme fırsatım olır. Yine burada unutulmayan sinema oyuncuları ve yönetmenleri ile yaşanmışlıklarını keyifle okudum. Onurlu ve ilkeli duruşuyla birlikte, tiyatro ile başlayıp sinemayla günümüze gelen yolculuk anılarına gitmek oldukça keyifliydi.
1000Kitap
İlyas Salmanİlyas Salman · İleri Yayınları · 053 okunma
10/10
·104 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 01:11
Nasıl bir hisle okudum bilmem… Boğazım düğümlendi kitabın en başında bitinceye kadar kaç düğüm daha atıldı bilmem. Muzaffer Tayyip Uslu, Rüştü Onur ve yakın arkadaşları Kemal Uluser gencecik ölümler… Ekonomik zorluklar , imkansızlık ve şiir… “Ne, biliyor musun, görkemli açan çiçekler gibi olmalı şair dediğin, şöyle bir görünüp sonra çekip gitmeli bu dünyadan. Çok yaşamamalı." “Sen varken Yalnız değilim bu şehirde Oturup konuşabiliyorum Hatta gezinebiliyorum Sokaklar boyunca Ya sen olmasan” Rüştü Onur
1000Kitap
İlkyaz Ölümleriİrfan Yalçın · h2o Kitap · 202421 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Franz Kafka - Dönüşüm {Spoiler İçerir}
9/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
İyi günler dilerim; Bu kitabı ilk elime aldığımda öncesinde komünist kitabı olduğunu duymuştum, fakat kitabı okuyunca bunun tam olarak nasıl aktarıldığını ve nelerin anlatılmak istendiğini daha rahat anlamış oldum. Kitap, bir pazarlamacı olan Gregor Samsa'nın, yeni bir güne bir böcek olarak uyanması ile başlar. Daha yataktan zar zor kalkan Gregor, bir de treni kaçırdığı için şirket temsilcisinin gelmesi ile iyice paniklemiştir. Sesi kendi sesi gibi değildir, artık doğru düzgün konuşamıyordur bile. En sonunda odasının kapısının açılması ile, hem kız kardeşi, hem temsilci hem de annesi ve babası bu gerçeği görmüş oldular. Gregor hem işinden, hem de babasının sopa darbeleri ile odasından çıkamaz olmuştur. Aylar içerisinde yaşadığı tüm duyguları ve sefil yaşamını, incelikle anlatmıştır, Kafka bizlere. Uzun süre hem annesine, hem de kız kardeşine mahçup olmuş, pislik yuvası olan odasında, babasının da şiddeti ile dışlanmış bir hayat yaşarken, artık yemek bile yiyemez, ağlamak istese de ağlayamaz duruma gelmiştir. Kız kardeşinin de babasına ve annesine dediği gibi, artık o çekip gitmeli veya ailenin hayatından çıkmalıdır. Nitekim öyle de olur. Gregor Samsa'nın böcek kafası bir anlığına düştü ve son nefesini verdi. Kitabı okuduktan sonra böcek fobim bir anda geçip gitti desem yalan olmaz. Gregor'un öldüğü kısım, hele bir de o kadar şeyin ardından hikayeye duygusallık katıyor. Biraz araştırma yapınca, kitabın kapitalist düzene ayak uydurmayıp sistemin istediği gibi olmayan insanlar, yakın çevresindekiler ve toplum tarafından dışlanıp otoritesini kaybederler tezini anlatmayı amaçlamaktadır. Kesinlikle okuyun, okutun ve 9 verip geçin... Dönüşüm Franz Kafka
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,2bin okunma
Kirlenin. Kirlenmek güzeldir…
10/10
·134 syf.·
2024 269. kitabı
Samatya çocuğuydu babam . Dedemin dedesinden itibaren başlayan bir İstanbul öyküsü aileminki.Hani şu Ermeni ve Rum komşuları olan, memurların, ortaokul ve liseye başlayan erkek öğrencilerin, takım elbiselerini Rum terziye diktirdiği, ayakkabılarını Ermeni asıllı ayakkabı ustasında tamir ettirdiği eski İstanbul mahallesi. Yeni nesillere masal gibi geliyor bu anekdotlar ama ben bu öykülerle büyüdüm.Sadece anlatmadılar bana aynı zamanda okuttular bana bu öyküleri ailem. Kendi hatıralarını okutur gibi okuttular. Sait Faik ‘bizden’ biriydi. ‘Bizim’ hikayemizi anlatıyordu. Çok erken denilebilecek yaşta tanıştım Sait Faik hikayeleri ile .Daha ilkokuldayken babam işten eve geldiğinde elime Sait Faik kitabı verir sesli okumamı isterdi benden. O eline gazetesini alır ve bir sigara yakar “merak etme kulağım sende, sen oku” derdi. Benim okuma hızımın artacağını da eklerdi mutlaka. Ben gerçekten babamın beni dinleyip dinlemediğini anlamak için hikayelerin bazı yerlerini atlar, bazı cümleleri de değiştirerek okurdum. Anında düzeltirdi beni. “O hikaye öyle devam etmiyor” ya da “sonu öyle bitmiyor” diye beni uyarırdı. “Bir de beni kandırıyor boyuna bakmadan “der bıyık altından gülerdi.Okuduğum bazı bölümlerde gözleri okuduğu gazeteden uzaklara dalardı. Acı acı yutkunduğu olurdu. Ne de olsa; “Mesutları çok az bir mahallenin çocukları değil miydiler?” Semaver “Kınalıada’da bir ev” hikayesini ne zaman okusam acı acı gülümserdi. 1964 kararıyla diğer Rumlar gibi İstanbul’dan göç etmek zorunda kalan, mahallelerindeki çocukluk aşkı Rum kızını mı hatırlıyordu bilmiyorum.:) “Onu vapurda ikinci mevkiin tahtaları üzerinde Rumca ko­nuşurken dinlerim. Rumca bir kelime anlamadan ne söyledik­lerini bilir gibiyimdir.” Dedem özellikle Sait Faik hikayeleri yayımlanıyor diye Varlık dergisi alır ve
Edebiyat
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,1bin okunma
Balance is the key of life
Puan vermedi·312 syf.··
2024 11. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2024 21:28
Sabah giyecek bir şeyler bakınırken karman çorman olmuş dolabın raflarından birinde babamın öldüğü gün giydiğim tişörtü gördüm. Elime aldım ama giymek gelmedi içimden. O günden sonra bir daha hiç giymedim onu zaten. En sevdiğim giyim tarzı tişört kot pantolondur. Öyle çok kombinasyonum var ki bir giydiğimi bir daha giymiyorum sanırsınız. Bazen çok sevdiğim birkaç parçayı takıntı haline getirip sık tekrarlar yaptığım olur. O bile göze batmaz inanın. Gözümü açtığım psikolojiye göre güne hazırlanmamı sağlayacak bir tişört seçerim ve sonrası gelir. Rutin dışı özel günler beni bu yüzden çok etkiler. Farklı bir şey giymem gerekiyorsa, resmî giysiler örneğin, bayram kutlama vesaire, bu benim için gerilim anlamına gelir. O günler genellikle sıkıntılı ve zor geçer. Ne giydiğin bence önemlidir, seni gösteren şeydir. Saçma hissetmemek ve kafamı yormamak için sevdiğim şeyleri giyerim. Düğünlere, derneklere özellikle de törenlere tişörtüm, kot pantolonum ve botlarımla gitmeyi tercih ederim zira kalabalıklar yorar ve ben zırhımı kuşanarak giderim. Siyah rengi çok severim tişörtlerimin büyük bir çoğunluğu farklı baskıları olan siyah tişörtlerdir. Üzerinde aforizmalı yazılar varsa eğer değmeyin keyfime. Cebimdeki son kuruşu bile o tişörte verebilirim. Yırtık pırtık kot pantolonlarım ve kalın tabanlı asker botlarım ile tamamlarım tişörtlerimi. Belki her gün beni görseniz size sıkıcı gelebilirim. O sabah yani babamın öldüğü günün sabahı giydiğim pembe (pek tercih etmediğim bir renk) tişörtü yatağın üstüne bıraktım. Yanına oturdum. Babamın yanına oturur gibi. Babam öldüğü gün kulağıma beni hiç sevmediğini söylemişti. Muhtemelen doğduğum gün de aynı şeyi söyledi. Çünkü doğumum ve öldüğü gün arasında geçen zaman diliminde bu duygu bir tişört gibi hep üzerimdeydi. Ebeveynlerin
1000Kitap
Afili HafiyeMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20231,553 okunma
Cumhuriyet kadını.
Puan vermedi·180 syf.··
2023 14. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2023 14:14
Bazen ne işim var diye düşündüğüm oluyor kirli karanlık dehlizlerde. Tevfik Fikret'in dediği gibi, "Yazdığımız bir metni beğenmeyip, buruşturup atar gibi çekip gidebiliriz koltuklardan, çünkü bir şeyi değiştiremiyorsanız koltuklar beyhudedir..." sözü aklıma geliyor. Muhalefet soğuktan ölen bir çocuğun neden soğuktan öldüğünü anlatmak zorunda. Birilerini giydirmek için birilerinin çıplak olduğunu anlatmak zorunda. Yapmıyorsa zaten tüm yapmayanlar gibi gitmeli, yerini başka seslere bırakmalıdır.
Siyaset & Politika
Beni Susturabilecek Tek ŞeyEmine Ülker Tarhan · Ka Kitap · 201463 okunma