Özünden, kendinden kaçarak mutluluğu arıyorsun. Fakat bu yol seni iyileştirmek yerine daha da yıpratıyor; kendine yabancılaştırıyor. Bir uydunun kendi yörüngesinden kaçmaya çalışması gibi, çekim yönünün tersine anlamsız bir irade gösteriyorsun. Yoruluyorsun, savruluyorsun, kendini kaybediyorsun. Ama o iradeyi sürdüremediğin anda, yine kendini merkeze çekilirken buluyorsun.
Duygu ve Düşünce
Zamanın kütleçekimi, tıpkı fizikteki yer çekimi gibi bizi yere sağlam basan, geçmişin tecrübeleri ve geleceğin hedefleri arasında dengeleyen duygusal ve zihinsel bir çekim kuvvetidir. Bu çekim gücü zayıfladığında hayatın ritmi bozulur ve kendimizi "anda" kalmakta zorlanırken buluruz
Reklam
'İNCİ' Bana bunu yapma demiştim...
66. BÖLÜM ✨️Serkan✨️ Sert ellerimin arasında tuttuğum yüzü, dünyanın en nadide ipeğinden bile daha yumuşaktı. Teninin sıcaklığı avuçlarımdan kalbime sızarken, o yeşil gözler... Parmaklarındaki pırlanta tektaş gibi ışıldayan o yeşil derinliklerde, daha önce görmediğim bir şeffaflık vardı. Orada sadece sevgi yoktu; sarsılmaz bir sadakat ve ruhunu önüme seren bir aşk vardı. Artık her zamanki dik duruşu, güçlü görünme çabası yoktu. Geçmişin o ağır kamburu, geleceğin belirsiz korkuları ve ruhunun en ince kırılganlıklarıyla duruyordu karşımda. Gizlemeden, saklamadan en mahrem yaralarını bile iyileştirmem için tüm çıplaklığıyla önüme sermişti. İleriye götürmemi istemiyordu, ona yardım etmeliydim ve kendimi dizginlemeliydim, ona karşı duyduğum bu tutku, onu sarıp sarmalama hissi ve her bir zerresini hissetme arzusuyla yansam da İnci'yi anlayabiliyordum, zorlamadan, korkutmadan sabırla ilerlemeliydim. Ben böyle yaptıkça o zaten bir adım daha atıyordu bana, bu ilişkiyi bir adım daha öteye taşımama izin veriyordu bana... "Dışarıya bakmak ister misin?" diye fısıldadım. Sesim, içimde kükreyen arzuyla çatallanmış, nefesim kesilmişti. Beni öpmenin etkisiyle yanakları al al olmuş, göğsü hızla inip kalkmaya başlamıştı. Teklifimle birlikte, yeşil deryada bir anlık korku kıvılcımı çaktı. "Güven bana," dedim sesimi en kadife tonuna bürüyerek. "Gördüğün manzara, içindeki tüm korkuları dağıtacak." Başını hafifçe salladı, bakışlarını gözlerime mühürledi ve büyülü cümleyi kurdu: "Güveniyorum sana." Bu iki kelime, kulaklarımda "seni seviyorum" dan çok daha görkemli bir melodi gibi yankılandı. Çünkü İnci için sevmek bir ihtimal, ama güvenmek bir mucizeydi. Geçmişin gölgesinde sevmiş ama hiç güvenememişti; ne kendine ne de karşısındakine. Şimdiyse güveniyordu bana ve
1000Kitap
(ALINTIDIR) 💙🌹❤️ Yapay Zeka: Arjantinli Corralito zamanları nedir? Arjantin'deki Corralito, 2001 yılı sonunda Fernando de la Rúa hükümeti döneminde, derinleşen ekonomik krizi ve banka hücumlarını (bank run) durdurmak için getirilen katı nakit çekim kısıtlamalarına verilen isimdir. Ekonomi Bakanı Domingo Cavallo tarafından uygulamaya konulmuştur.Kelime anlamı olarak "küçük ağıl/çit" anlamına gelen Corralito, finansal sistemi kelimenin tam anlamıyla çitle çevirip dondurmayı amaçlamıştır.Bu Dönemde Ne Oldu?Uygulamanın detayları şu önlemleri içeriyordu:Nakit Çekim Sınırı: Banka hesaplarından haftalık yalnızca 250 Dolar veya Peso nakit çekilmesine izin verildi.Kısıtlamalar: Vadeli hesapların kullanımı durduruldu ve yurt dışına para transferi yasaklandı.Elektronik İşlemler: Kısıtlamalar nakit çekim için geçerli olduğundan, kredi kartı, banka kartı ve banka havalesi gibi elektronik ödemeler devam etti.Krizin Sonuçları ve TepkilerHalkın bankalardaki birikimlerine erişememesi, özellikle kayıt dışı çalışanları ve günlük esnafı felç etti. Toplumun her kesiminden büyük bir öfke patlamasına yol açan bu durum, sokak protestolarını, şiddetli toplumsal olayları ve "Cacerolazo" (tava-tencere çalma eylemleri) olarak bilinen halk ayaklanmalarını tetikledi.Sonucunda Ekonomi Bakanı Cavallo istifa etti, hükümet düştü ve 2002'de Arjantin tarihinin en büyük temerrütlerinden (borç ödeyememe durumu) biri gerçekleşti. Bu dönem, Arjantin'in yakın tarihindeki en travmatik ekonomik kriz olarak hafızalara kazındı. Heroic Losers(2019)
Hayata Dair
kütüphanede çekim yapacaklarmış belediye için. travmam tetiklendi. bir keresinde de dişçideyken çekim yapmaya kalkışmışlardı. abi sence ben dişçi koltuğunda çekilecek halde miyim? konuşamayıp sadece elimle hayırdır işareti yapabilmiştim. ama göndermek için yeterli olmuştu. işte bu da böyle bir sad anımdır 🥲🥀
Kitap karakterleri gerçek olsaydı arkadaş olur muydum?
Gümüş Yürek 1 Serisi Öncelikle kitaptaki karakterlerin yarısını büyük ihtimalle hatırlamıyorum kaldı ki bildiklerimi de tam hatırlamıyorum SŞLWLWKSLÖWLSKSLSMWKED neyse hatırladığım kadarını yapacağım Eira: Kesinlikle olurdum bence aşırı tatlı bir arkadaşlığımız olurdu zaten çok sevdiğim bir karakter umarım ben başka bir evrende Zaina'yımdır ve Eira'mı bulmulumdur♡ Marlo: Böyle arkadaşa can kurban, böyle arkadaşım olsun sırtım yere gelmez özellikle Eira ile ilk kitapta ilk tanıştıkları sahnedeki arkadaşlıklarını aşırı seviyorum Marlo'm ya yicem onuuu♡ Nos: Ya Nos'un biraz başının etini yerdim portremi veya istediğimi çizsin diye o benim hergün başka bir çizim istememi kabul ederse gayet okey bir arkadaşlığımız olur♡ Zaina: Gizli manifestim Zaina gibi biri ile arkadaş olmak kskwkwlwmwkwkwd DAMLA BANA ZAİNA'YI VER♡ Maça: Ya ben Maça'yı pek hatırlamıyorum hatırladığım kadarıyla sebiyodum yani♡ Bast: Bu çocukla aramda nedensiz bir çekim var aoaklqkskwkwkwk sanırım küçükken mor gözlü olmak istememin biraz şeyi var alalalwmwkks kesin arkadaş olurummmm♡ Ferniyan: Allah korusun düşman başına😑 Daha çok karakter var ama gerçekten hatırlamıyorum o yüzden yazamadım💗 Damla N. Archeron
1000Kitap

Okuyanbirordek☆

@Okuyanbirordek
·
Kitap karakterleri gerçek olsaydı arkadaş olur muydum?
Harry Potter ve Felsefe Taşı serisi Harry Potter; Arkadaş olurduk ama muhtemelen günün sonunda onu bir kaşık suda boğmak isteyebilirdim. Bazen o kadar inatçı ve kendi bildiğini okuyan biri oluyor ki, anlaşmak için peygamber sabrı gerekirdi. ​Hermione Granger; Tam benlik! En iyi anlaştığım kişi kesinlikle o olurdu. Beraber kütüphanede vakit geçirmek, sınavlara hazırlanmak ve her şeyi planlamak... Tam bir "soulmate" enerjisi! ♡ ​Ron Weasley; Arkadaş grubunda olurdu ama aramızda hep o görünmez mesafe kalırdı. Neden bilmiyorum ama Ron beni pek sevmezdi bence. ​Fred ve George Weasley; Onlarla takılmak dünyanın en eğlenceli şeyi olurdu! Ama işin içinde öğretmenlere yakalanma ve ceza alma korkusu olduğu için, şakalarının "uygulama" kısmında ben muhtemelen geri planda dururdum. ​Percy Weasley; (Derin bir nefes) Bu çocuğun üzerinden tırla geçmek istiyorum! Özellikle 5. kitaptaki tavırlarından sonra ona karşı hiçbir sempatim kalmadı. Tam bir hayal kırıklığı ve gerçekten tahammül edilemez biri. ​Ginny Weasley: Kesinlikle çok yakın arkadaş olurduk. Onun o dik duruşunu ve havalı tavırlarını zaten çok seviyorum, yan yana çok iyi bir ikili olurduk btw. ♡ ​Remus Lupin; İşte benim favorim! Bu adam sevilmez mi? Naifliği, bilgeliği ve sakinliğiyle kesinlikle benim BFF’im olurdu (çokça sevmek) Cho Chang; 5. kitaptaki o ağlak ve kararsız halleri beni biraz yorardı. Arkadaş olurduk ama bir noktada "Cho, hadi ama toparlan biraz!" diyerek yanından uzaklaşabilirdim. Luna Lovegood; Kesinlikle çok farklı bir enerjimiz olurdu. Bazen anlattığı şeyler "yok artık" dedirtse de, onun o yargısız ve dürüst tavrını çok severdim. Fred ve George gibi beni tehlikeye atmazdı ama Harry gibi de darlamazdı. Muhtemelen beraber okul bahçesinde oturup hayallere dalardık. Neville Longbottom; İlk yıllarda "Neville şunu yapma,
1000Kitap
Reklam
Reklam