Gerçek şudur ki, Lenin, "kendi kaderini tayin hakkını" mutlak bir ilke olarak hiçbir zaman savunmamıştır. Lenin'e göre, her demokratik talep gibi, bu talep de soyut biçimde savunulmamalıdır. Mesele dünya ölçeğinde düşünülmeli, işçi sınıfının yüksek devrimci çıkarlarına bakılarak ve ulusal hareketin ilerici bir kimliğe sahip olup olmadığı esas alınarak karar verilmelidir.