"Ondan hem nefret ediyor, hem de seviyordu, aynı kendinden nefret edip, kendini sevdiği gibi. Ondan kurtulamazdı. Artık bu konuda hiç iradesi kalmamıştı."
Zaten insanoğlu elinde olan şeyin kıymetini onu kaybetmeden anlayamazdı. Bir şeye sahipken onun verdiği sarhoşluk anca onu kaybedince geçerdi. O sarhoşluk geçtiğinde mutluluk ve huzur yerini pişmanlık ve çoğu zaman gururla bastırılan özleme bırakırdı.