Dil bir kliniğe dönüşür. Ve açıklama ne kadar detaylı olursa, kişi o kadar yabancılaştırılır. O artık bir insan değil, bir hastadır. İlk değişim daha burada başlar. Durumunuzun nesnel tasviri sizi aslında yavaş yavaş bir nesneye dönüştürür. İlk otopsiyi, siz daha hayattayken ve anastezisiz, dil yapar. Soğuk kanlılıkla içeriye girer, inceler, tasvir eder; bunu o yapmaz aslında, ilgili aletler yapar, ama onları sabitleyip görünür hale getiren dildir. Ama babam artık burada değil. Daha detaylı hale gelen her tıbbi tasvir, paradoksal bir şekilde, insanlıktan çıkışa yol açar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Büyük velilerin sözleri tam olarak anlaşılmadığı ya da yanlış anlaşıldığı için şerhe mecbur kalıyoruz. Bu sözün şerhi ise, kadına uzaktan bakıyorsun çok güzel, diller anlatmaktan aciz. Sonra içine giriyorsun sana hayatı cehennem ediyor. Şimdi, bu kadın güzel mi çirkin mi? Felsefî bir problem olarak da burada ortaya çıkıyor