Ahmedi, ‘Gaziler neden sonunda geldi?' diye soruyor ve yine kendisi yanıtlıyordu: 'Çünkü en iyi olan her zaman en son gelir. Tıpkı son peygamber Muhammed in diğerlerinden, tıpkı Kuran’ın öteki kutsal kitaplardan sonra geldiği gibi, gaziler de sonunda yeryüzünde gözüktü.
Yunanca konuşanlar ‘polis’, yani
'kent' ekine alışkın olduğundan Konstantinopolis adını yeğlerdi. Oraya gidecek birisi ‘eis tin polin’e yani 'kentin icine gittiğini ifade ederdi ki, bu da Türklerin kulağında ‘İstanbul’ halinde yorumlanmış olabilir.
9. Yüzyıl’da bir Arap ziyareçi atların uzaklardaki bir seferin nasil gittiğine dair haberler vereceği değişik bir kullanımına tanık olmuştu: 'Atlar gemlerin asılı olduğu bir kiliseye sokulur. At gemi ağzına alırsa insanlar, "İslam topraklarında bir zafer kazandık," der. [Bazen de] at yaklaşır, gemi koklar, döner ve o şeye bir daha ilgi göstermez. Bu durumda insanlar olasılıkla kasvetli bir yenilgi beklentisine gömülür.