Beyza

Beyza
@celikkolbeyz
Öğrenci
Hukuk
10 Temmuz
21 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
8/10
·208 syf.··
2021 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2021 11:15
Öncelikle incelemeye başlamadan önce eserin alışılagelmiş kişisel gelişim kitaplarından çok farklı olduğunu, yazar Jo Boaler’ın Stanford Üniversitesi’nde matematik eğitimi profesörü olduğundan ötürü tamamen yapılan araştırmalar doğrultusunda bilimsel temellere dayanarak eseri yazmış olduğunu söylemek isterim. Eser, öğrenme konusunda neredeyse bildiğim her şeyi çürüttü ve bakış açımı oldukça değiştirmemi sağladı. Bu yaşımıza kadar –en azından kendi adıma- beynin genetik olarak belirlenmiş sabit bir yapısının olduğunu başka bir deyişle belli bir alanda başarılı insanların ‘’matematik beyni, müzik beyni, edebiyat beyni..’’ gibi beyin yapılarına sahip olmalarından ötürü o alanda yetenekli ve başarılı olduklarını duymuş olabiliriz. Yazar böyle beyin türlerinin olmadığını öne sürerek insanların istedikleri alanda kendilerini geliştirme yoluyla, yeni nöral yolların keşfedilmesine izin vererek doğuştan gelen farklılıkların gölgede kalacağını bilimsel veriler ışığında ispat ediyor ve şu cümleleri ekliyor. ‘’Pek çok insan, beyinlerinin matematik, bilim sanat, İngilizce veya başka herhangi bir alan için uygun olmadığı yönündeki zararlı fikre sahiptir. Bir konuyu zor bulduklarında, çalışmayı mümkün kılmak için beyin alanlarını güçlendirmek yerine, doğru beyinle doğmadıklarına karar verip geçerler. Halbuki işin gerçeği, hiç kimse, belirli bir konu için ihtiyaç duyduğu beyinle doğmaz. Herkesin ihtiyaç duyduğu nöral yolakları geliştirmesi gerekir.’’ Beynimizin “sabit” değil; her an değişim, büyüme, adaptasyon ve yenilenme içinde olduğunu ortaya koyan ‘Sınırsız Zihin’, her birimizin sınırsız potansiyele sahip olduğunu kanıtlaması ve daha da önemlisi bunu nasıl başarabileceğimize dair stratejiler sunmasıyla çok beğendiğim ve oldukça faydalandığım bir eser oldu. Bu kitabı okuduktan
Edebiyat
Sınırsız Zihin: Sınırları Aşarak Öğren, Yönet Ve YaşaJo Boaler · Koç Üniversitesi Yayınları · 2022287 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·80 syf.··
2022 6. kitabı
Vatan Yahut Silistre, Türk edebiyatının Batılı anlamda yazılıp oynanan ilk tiyatro eseri olmakla birlikte Namık Kemal tarafından da yazılan ilk tiyatro piyesidir. Bu eserin ilk çıktığında adı yalnızca ''Vatan'' mış. Sonrasında sansüre uğramasından ötürü ''Silistre'' ismiyle oynanmış. Daha sonrasında ise sansürün kalkmasıyla bir isim sorunu ortaya çıkmış ve izleyicinin kafasının karışmaması adına ''Vatan Yahut Silistre'' ismiyle devam etmiştir. Olay örgüsü, Kırım Savaşı'nın yaşandığı yıllarda Zekiye ve İslam Bey arasındaki yeni başlayan aşkı ve gönüllü olarak cepheye giden sevgilisinin ardından asker kılığına girerek onun peşinden gitmeyi tercih eden Zekiye'nin başından geçenleri anlatır. Gerek olay örgüsündeki aşkın yansıtılması gerek savaş muharebesini çok başarılı şekilde anlatımıyla severek okuduğum bir tiyatro eseri oldu.
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,6bin okunma
9/10
·288 syf.··
2021 1. kitabı
Mary Wollstonecraft; İngiliz yazar, filozof ve kadın hakları savunucusudur. 38 yıllık yaşamında birçok roman ve felsefi incelemeye imzasını atmıştır. Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi adlı eserinde başta Fransız devriminin cinsiyetçi tutumunu eleştirmekle beraber kadınların erkeklerden daha değersiz olmadığını bu durumun bir tarafa daha az eğitim hakkı tanınmasıyla alakalı olduğunu savunmuştur. Açıkçası bu kitabı okurken biraz zorlandım. Belirli bir sürece yayarak sindire sindire okudum. Bunun başlıca sebebi, kitabın üslup bakımından ilk başta çok alışık olmadığım şekilde farklı gelmesiydi. Ama sonradan çok sevdim ve elimden bırakamaz hale geldim.1792 yılında yayımlanan yani yaklaşık 229 yıl önce yazılmış bir eserde eleştirilen tutumların günümüz dünyasında hâlâ varlığını koruyor olması çok üzücü. Kadınların sadece güzellik algısıyla var olamayacağını, esas olanın zihin, erdem ve eğitim olduğunu birçok yerde dile getirmiştir. Yazar bu durumu “Kadınların uğruna savaş vermesi gereken imparatorluk değil, eşitliktir. Ama egemenlik alanlarını genişletmek istiyorlarsa da, yalnızca görünüşlerine güvenmemeliler, çünkü güzellik bir kalbi ele geçirmede işe yarayabilir, ama altın çağındayken bile onu elinde uzun süre tutamaz, zihin onu en azından bazı yetilerle donatılmamışsa.” şeklinde ifade etmiştir. Kitabı okurken hep tanıdığınız birine denk geleceksiniz. Eğitimden yoksun bırakılan, eşitsizliğe uğrayan, görmezden gelinen ve değersiz hissettirilen kadınlar gözünüzün önünden geçecek. Belki kendiniz belki çok yakından tanıdığınız biri…Her sayfada defalarca kez altını çizmek istediğim, birçok kez okuduğum yerler oldu. Eğitim, kadın erkek ilişkileri, evlilik ve çocuk gelişimi gibi birçok bölümden oluşuyor. Bilinçli bir toplum yaratmak için okunması gereken eserlerden biri
Edebiyat
Kadın Haklarının GerekçelendirilmesiMary Wollstonecraft · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,040 okunma