Aşk mıdır ki can-ü dil mülkünü yağma eyleyen
Aşk mıdır sinem içre gelip de cân eyleyen
Aşk mıdır ki boynuma takıp belâ zincirini
Gezdirip Mecnûn gibi âlemde rüsvâ eyleyen
Aşk mıdır ki bî-vefâ güller elinden geceler
Inledip bülbülleri tâ subh güya eyleyen
Aşk mıdır ki eyleyen tîr-i cefâya cân-siper
Mihnet-ü derd-ü gamı sinemde peydâ eyleyen
Aşk mıdır ki bir kenân-ebrû nigârın yâdına
Ok gibi bu kaddimi’büküp benim yâ eyleyen
Aşk mıdır ki fenni derdi okutup âşıklara
Fasl-u babı sinemin levhinde inşâ eyleyen
Aşk mıdır ki bu Muhibbi sînesîne dağ vurup
Ahir ânın gözleri yaşını derya eyleyen
Muhîbbî
"Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır"
SEZAİ KARAKOÇ