Bugün en medeni sandığımız milletler, zoraki bir eğitimle yaşıyor. Çünkü özgürlük, eşitlik ve tam bir kardeşlikle mutlu bildiğimiz memleketlerde hükümet kanun, mahkeme, hapishane, cezalar idam var. Bunlar niçin var? Çünkü kaldırılsa insanlar birbirini yer. Her yerde, el hükmü limen galibe(galibin dediği olur) doğa kanunu açıktan açığa hüküm sürer. Londra şehri derhâl bir vahşet yerine döner. Şimdiki medeni insanların eğitimleri, sahibinin elindeki koca sopadan korkarak boyun eğmiş görünen, fakat fırsat buldukça dişleri sökülmüş ağzı ile eğiticisinin elini ısırmaya atılan ayının haline benziyor. Düşünürlerin idealleri olan insanlık için temenni edilen hakiki eğitimse bu değildir. Ceza korkusuyla çekinilen kötülükler, ödül ümidiyle yapılan iyilikler, insanın yaratılışındaki çirkin hayvanlığı gidermiş sayılmaz. Güzel ahlak bizde dış etkilerle zorunlu değil, adeta yaratılıştan gelen bir şekilde kökleşerek gelişmeli, meydanda hakim mahkum kalmamalı, yani artık eğilmeye muhtaç bir fert görülmemeli, cehalet bütün karanlığı ile ortadan kaldırılmalıdır. Bu ahlaki gelişimi imkansız saymasak bile buna ulaşmak için daha çok vakit olduğunu görüyoruz. O zamana kadar insanlık pek ıstıraplı devirler, nöbetler geçirecek, daha sayısız kurban verecektir.