Bunun altında ne tür bir acının yattığını anlamak kolay değildi- birçok ıstırabı kendinde toplamıştı adeta, mahrumiyet, bunalım, kayıtsızlıktan doğan acı ki kayıtsızlık da zaten aşırı acı çekmekten olur.
Tam olarak delilik sayılmaz bu halim, ama delirenler herhalde kendilerine acı veren şeye teslim oluyordur, ruhundaki sarsıntılardan yavaş yavaş zevk almayı öğreniyordur-hissettiklerim de buna pek uzak sayılmaz doğrusu.
Hissetmek-ne renktir acaba?
Tutsaklığımın sessiz pencerelerinden gördüğüm bahçede bütün salıncaklar dalların üzerinden aşırtılmış, şimdi öylece sarkıyor; en tepeye dolanmışlar yani firar ettiğimi düşleyecek olsam zamanı aşmak için güvenebileceğim salıncaklarım bile yok.