Sizce insanlar temelde iyi midir, yoksa kötü mü? Haberleri izlediğimizde, tarihi okuduğumuzda, hatta bazen günlük hayatta bile insanın "kötü" olduğuna, bencil ve çıkarcı olduğuna dair bir kanıya kapılırız. Peki ya bu, bize anlatılan en büyük yalandan ibaretse?
Bu kitap tam da bu köklü inanca meydan okuyan bir kitap. Bir kişisel gelişim veya "polyannacılık" kitabı değil. Tam aksine, son derece iyi araştırılmış, gazetecilik, tarih ve psikolojiyi birleştiren bir tez. Bregman'ın iddiası basit ama devrimci: İnsanlar temelde iyi, nazik ve işbirliğine yatkındır. Kötülük ise, genellikle sistemler ve yanlış inançlar tarafından sonradan yaratılır.
Kitabı "ezber bozan" yapan şey ise, bize insanlığın "kötülüğünü" kanıtlamak için sunulan en meşhur hikayeleri ve deneyleri (mesela Sineklerin Tanrısı romanı, meşhur Stanford Hapishane Deneyi, Milgram deneyi gibi) alıp, bunların aslında gerçeği yansıtmadığını, hatta bazılarının bariz sahtekârlık olduğunu kanıtlarla ortaya koyması. Özellikle Sineklerin Tanrısı'nın tam tersinin yaşandığı gerçek bir olayı anlatması inanılmaz etkileyici.
İnsanlık, medyanın neden sürekli olumsuza odaklandığını, "medeni" görünen sistemlerin bizi nasıl daha güvensiz ve bencil hale getirdiğini sorgulatıyor.
Eğer insan doğasına dair o karamsar bakış açınızı sarsmak ve dünyaya daha gerçekçi ama aynı zamanda çok daha umutlu bir pencereden bakmak istiyorsanız, bu kitabı mutlaka okumalısınız. Bittiğinde, hem kendinize hem de çevrenizdeki insanlara olan bakış açınız değişebilir.