Bir zamanlar hayatımızın tamamını kaplayan insanların hikâyelerinden, bizi tanımlayan ifadelerinden günün birinde uzak kalıyorduk ve en acısı da
buydu. Çünkü ayrılık, sadece bir insandan değil, artık içinde
olmadığimız bir hikâyeden de mahrum kalmak demekti.
"Ben büyürken o ufaldıkça ufalmıştı. Ben onun babası olmuştum, o çocukluğuna dönmüştü.
Bütün babaların, çocuklarını neden "babacığım" diye çağırdığını
tam da o an anladım galiba.Günün birinde ister istemez yer
değiştireceklerini, biri büyürken diğerinin küçüleceğini,zamanın
tersyüz olacağını bildikleri için."