Gerek arazisini yere batırmak ve gerekse halkını yok etmek suretiyle veya başka afetlerle helak edilen memleketlerin hiçbiri koru körüne tesadüfi olarak helak edilmiş değildir. Allah tarafından tayin ve takdir edilip Levh-i mahfuz‘da yazılmış şaşmaz, unutulmaz ve gaflet edilmez bir yazı gereğince helak olmuşlardır. Demek ki, devlet ve milletlerin de fertler gibi takdir edilmiş belli ömürleri vardır. Fertler doğduğu, geliştiği ihtiyarladığı nihayet öldüğü gibi, devletler de kurulur, gelişir ve nihayet Allahın takdir ettiği gün gelince yıkılır tarihe karışırlar. Fertler gibi bunların da bazıları uzun ömürlü, bazıları ise kısa ömürlü olur.
Bir edebiyatçının fotoğrafa bakışını ve felsefi çıkarımlarını kaleme aldığı kitap, bir fotoğrafçı olarak bana izleyenin nelerden etkilenebileceği hususunda bilgiler veriyor. Genel olarak fotoğraf izleyicisini ise fotoğraf hakkında bir ikileme götürüyor. Aslında bu dilemma, fotoğrafın iki-üç saniyede tüketildiği günümüz modern toplumunda fotoğrafları okuma ve üzerinde düşünme gibi bir farkındalık oluşturuyor. “Punctum” kavramı ile fotoğrafın öznelliğine vurgu yaparken, kanıt oluşunu ileri sürerek gerçekliğini vurgulamak istiyor. Boşuna her fotoğrafçının okuması gerekenler listesinde bulunmuyor.