…Çünkü ağlamak; dudakların diyemediğini gözyaşlarına söyletmekti, akardı sustukların gözünden. Çünkü ağlamak, sözsüz bir şiir yazmaktı; taşardı derdin gözünden.
Çaresizliğiniz eyleme döner ağlarken. Kendi kendinden yardım diler insan. Duyguların tuzu göz suyuna karışır. Aktıkça temizler içini. Ama değiştiremez acıyı, şöyle bir tozunu alabilir ancak. Senden başka kimse bilmez damlaların sancısını. Bir cenin gibi kıvrılırsın kendine. Kıvrılırsın kaderine…
Nasıl ağladığın değil, neye ağladığındır önemli olan. Ağlasan da ağlamasan da uğruna ağladığın insan değişmez; çünkü senden akan gözyaşı onda hiçbir şeyi temizlemez. Düştüğü yerde mucizeler yaratmaz ama ağlamak sadece seni yıkar, paklar. Ne gariptir dışarı akan suların içini temizlemesi.
Gözyaşlarını içine akıtanın en çok ruhu çürür. Yanakları ıslanırken kalbi kurur...