Bir Parçalanma

Yok Etme

Thomas Bernhard
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 25 dk.
Sayfa Sayısı:
403
Basım Tarihi:
Temmuz 2016
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Auslöschung - Ein Zerfall
ISBN:
9789750810120
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

#1001kitap~~~
10/10
·403 syf.··
2022 186. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2022 13:03
~~~yeniden kurulabilmesi için önce tamamen mahvedilmesi gerektiğini biliyorum çünkü bütünüyle mahvedilmeden yenilenemez~~~ Yazardan okuduğum çokuncu kitap :))) zira ben çokça severim *_*Bernhard*_* Herkesin tarzı olmayan 1yazar olmakla birlikte sevenin de tutkunu olduğu bağlılık yapan türdendir. İlk yazarla tanışma kitabım Wittgenstein'ın Yeğeni (1001kitap)olup Orhan Pamuk a göre yazarla tanışma kitabı olarak en uygunu, bence Beton (1001kitap)da tarzını anlamak açısından uygun kitabıdır. Baktınız çokça sevdiniz yazarı, hemen otobiyografik beşlemeye geçin zira kitapları otobiyografik öğelerle doludur ki ben beşlemeyi okudum kitaplarında yazdığı öfke, nefret, okula ve eğitime bakış açısını öne süren konular epeyce mevcut olup bu tür konulara değindiğinde bu düşüncesi şu olaydan kaynaklı olsa gerek diyor insan... Kitaplarında hep aynı konulardan bahsediyor gibi görünse de aynı konu üzerinden değindiği durumlar farklıdır, mesela kitapta avcılıktan 1cok yerde bahsetti yazar ama sonucunda insanlık halinde neler oluşabileceğini farklı konular üzerinden bağladı ama okurken oyuzden sürekli aynı konudan bahsediyor hissi oluşuyor gibi ama öyle değil, aynı konu üzerinden hep bağladığı sonuç farklı oluyor, ya da anne ve babasının tutumuna bağlı farklı konulardan sürekli bahsetti ama hep başka bişilerle bağladı. Ama bunun göstergesi olsun diye belki de yaşadığımız hayatın ikiyüzlülüğü ve bakış açısına dair efsane tespitlerini de sunarak. Ülkesinde yaşadığı dönem ve kendi hayat zorluklarından dolayı büyüme yetişme durumlarından olsa gerek Alman Nazi toplumu ve benzetmeleriyle tepkisini konuştuğu diline kadar yansıtmıştır. Öfke, kibir ve nefretinden kaçış yolunu tercih eden Bernhard in meraklı hâlinden, budalalığın
Edebiyat
Yok EtmeThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2016130 okunma
Puan vermedi·403 syf.··
2026 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 19:49
Her şey bir telefonla cenaze haberi ile başlıyor... Bernhard'ın Yok Etme kitabında Annesi, Babası ve Kız Kardeşleri ile olan ilişkilerini anlatıyor. Bernhard her kitabında olduğu gibi bu kitabında da öfke, nefret, sorgulamalar, kavgalar, çatışmalar bu sefer aile içi ilişkileri Bernhard'ın klasik sert anlatımıyla okuyoruz. Bernhard’ın öfkesi sadece insanlara değil; aile kurumuna, taşra ahlakına, ikiyüzlülüğe, Katolik geleneğe ve Avusturya burjuvasına da yöneliyor. O yüzden anne, baba ve kız kardeşler sadece kişiler değil; Bernhard’ın nefret ettiği dünyanın temsilcileri gibi. Sürekli tekrar eden, boğan, nefes aldırmayan cümlelerle zihinsel bir saldırı kuruyor. Bernhard için cenaze töreni insanların yüzlerine, bakışlarına, mimiklerine, konuşma tonlarına takılıyor. Kim gerçekten üzgün, kim rol yapıyor, kim miras peşinde, kim gösteriş derdinde… sürekli bunları analiz ediyor. Her mimikte ikiyüzlülük görüyor. Cenaze bölümü “ölüm sahnesi” değil; aynı zamanda Avusturya toplumunun, aristokrasinin ve aile kurumunun teşhir edildiği bölümler gibi. Bernhard’ın klasik tekrar eden ritimli cümleleri de bu boğucu gözlem hissini daha da artırıyor. Ben ara bulucu olarak Bernhard ile babasını aynı masa da yüzleştirip anlatın be ne derdiniz varsa dökün içinizi hissiyatına girdim. Uzun soluklu, tekrar eden, nefret, öfke, katolik gelenek, kilise, taşra ahlakı, Avusturya burjuvasına ve insanların ikiyüzlülüğü ve bir çok konuyu net bir dille zihin boğucu anlatımıyla güzel bir eser.
Duygu ve Düşünce
Yok EtmeThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2016130 okunma
Puan vermedi·403 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2023 23:56
Bernhard yine sustu ve ben ise o çok istediğini yine tam olarak beklediği gibi tatmin etmiş olan bir insanın tatmin sonrası içine düştüğü boşluktayım. Fazlasıyla donuk hissediyorum. Fakat gariptir ki, bir sonraki kitabı için ise neredeyse hiç heyecanlı ve meraklı da değilim... Bu da belki yazardan kaynaklıdır. Başkaldırının estetik dehası ve yüzü olan Bernhard'ın dili ve anlatımı, yine beklediğim gibi kuralsız ve amaçsızdı. Kopuk, karmaşık ve zamansız... Bitmeyen düşünceler, sessizlik içindeki o duraksız düşünceler, uzun uzun süren sorgulamalar ve birbirinden daha da detaylı, iğneleyici, küçümseyici gözlemler beni bir okur olarak öyle tatmin ediyor ki, sonu gelmesini istemiyorum, zaten Bernhard da öykülerinde belirli bir "son" yazma gayreti göstermeyerek bu isteğimi farklı yönden gerçekleştirmiş oluyor... Bernhard'ın huzursuzluğu, benim kitaplarda aradığımı bilmeden bulduğum bir zevk. Bernhard'ın anlatıcılarının o monologları benim için hiçbir zahmet göstermeden ortaya döktüğüm özeleştiriler yığını gibi. Bu kitaptaki anlatıcımız ise Josef Franz Murau. Anlatıcımız Murau, iyi bir gözlemci, sürekli düşünceli, öfkeli, memnuniyetsiz ve yine bir arayış içinde... Bernhard, kitaplarında o vazgeçemediği anlatıcıyı o kadar baskın ve yoğun işler ki, anlatıcı ile okur bir süre sonra özdeşleşir ve o arayışlara, memnuniyetsizlik ve huzursuzluğa gizli gizli içeri doğru sızan daralmayla ortak olur. O bitmeyen monolog zihnimizde, aynı yazılarındaki gibi defalarca tekrarlara düşer. Bernhard'ın anlatıcıları, onun yazarlığının en kritik özelliklerinden olan o biçemsizliğinin temsilcisi ve öznesidir aynı zamanda. Sıralı bir olay örgüsünün olmayışı, zamanın hiçbir şekilde kronolojik bir akış izlememesi aslında Bernhard'ın yazmayı bir amaç olarak görmediği ve yazmak için yazdığının küçük
Edebiyat
Yok EtmeThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2016130 okunma
10/10
·400 syf.·
2018 238. kitabı
Çocukluk soğuk odalarda sisli sabahlara uyanılan bir anı, renkleri belirsiz, sevinçleriyse yalnız düşlerde saklı. Yaşam sahte dekorlarda hissedilmeyen duygularla sahnelenen bir oyun. Yaşlılık düşünsel tutkulara rağmen ulaşılamayan ideallerin hazin sonu. Geçmiş derin bir boşluk, yalnızlık ve suskunluk kokan, okunmuş kitapların tozları ile kaplı. Karanlık bir çukur sonunda insanın kendisiyle hesaplaşmasının tamamlandığı perde. Cenaze son fotoğraf, yok edilen, parçalanan hayat ağacının gölgesinde... "Ölümün beni hep pençesinde tuttuğunu duyumsuyorum. Nasıl davranırsam davranayım, o her yerde." [Franz Josef Murau]
Yok EtmeThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2016130 okunma
9/10
·400 syf.··
2019 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2019 00:31
Bernhard bu eserinde yine ciddi konulara değinmiş. Aslında onda ben şahsen sürekli bir eleştiri havası seziyorum. Daha doğrusu sorgulayıcı bir eleştiri. Bir şeyi yapıyorsak bunu neden yapıyoruz ve neden yapalım ki? Yüzlerce yıldır doğru kabul edilip süregelmiş şeylere bile Bernhard okuduktan sonra en büyük kuşku ile bakar hale geliyorsunuz. Ama aslında onun değindiği konular, salt doğru olarak kabul edilen tabuları yıkan konuların yanında modernleşmenin (ya da yanlış modernleşmenin?) getirmiş olduğu yanılgıların korkusuzca imhasıdır ve yok edilmesidir. Belki de bu yanılgılar bu kadar sert bir dili hak ediyorlar diye düşündüm kitap boyunca. Çünkü bazı yerlerde gerçekten çok sert eleştiriler vardı, ama bir yandan da dedim ki kendi kendime, modern yanılgılar bu sertliği hak ediyor, sonuna kadar. Eser genel olarak ailesinin ölüm haberini alan bir öğretmenin bu süreçte yaşadığı zihinsel değişimleri anlatıyor. Bir düşünsel süreç hayatı kaplar. Bu açıdan nadir yazarlar bu temada başarıya ulaşabilir. Demek istediğim Bernhard gibi yazarların bu türden bir eseri aynı türün klişeleşmiş eserleri gibi yazmamaları. Bir adamın düşünsel yolculuğuna konuk olmak, kendisini bir sonuca ulaştıramamasına şahit olmak, bunalımlarını görmek, işte bunlar gerçek hayatta bir düşün insanının zihinsel sürecini bizlere aralayan şeylerdir. Ve bu zihinsel süreç de asla tamamlanmaz, eserin sonuna gelinir ama düşünsel süreç hala devam ediyordur. Tabiri caizse yazar içinize fikir tohumları salmıştır ve dünyaya karşı bakış açınızı değiştirmiştir. Böylelikle bazı eserler insanın ömrü boyunca devam eder. Çünkü insan o bazı eserlerden almış olduğu düşünceleri ve düşünce filtrelerini yaşamı boyunca taşır. Bu da eserin, kitabın dışına, gerçek yaşama taşmasına neden olur. İşte bunu başaran nadir yazarlardan
Yok EtmeThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2016130 okunma
Puan vermedi·403 syf.·
2024 21. kitabı
·
Eser genel olarak ailesinin ölüm haberini alan bir öğretmenin bu süreçte yaşadığı zihinsel değişimleri anlatıyor. Bir düşünsel süreç hayatı kaplar. Bu açıdan nadir yazarlar bu temada başarıya ulaşabilir. Demek istediğim Bernhard gibi yazarların bu türden bir eseri aynı türün klişeleşmiş eserleri gibi yazmamaları. Bir adamın düşünsel yolculuğuna konuk olmak, kendisini bir sonuca ulaştıramamasına şahit olmak, bunalımlarını görmek, işte bunlar gerçek hayatta bir düşün insanının zihinsel sürecini bizlere aralayan şeylerdir.
Yok EtmeThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2016130 okunma
10/10
·403 syf.··
Beğendi
·
2023 104. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2023 00:00
“Maria, bir kez benim yok edici olduğumu söylemişti. Ben onun yok edicisiymişim, bunu iddia etti. Ve benim kağıda döktüklerim yok edilenlermiş.” Yok etmek, aile mirasını reddetmenin izleğinde değerleri, verilen katolik-nasyonal sosyalist eğitimi reddetmek, eski düşünceyi tamamen yıkarak yeniye ulaşmak. Ayrıca hikayelerde bahsettim ama buraya da yazayım, Maria karakteri Ingeborg Bachmann’a atıf. Yok Etme iki bölümden oluşuyor ve bölümler tek paragraf, kitap 400 sayfa:) İlk bölümde Roma’da yaşayan anlatıcı Avusturya’daki ailesinin ölüm haberini alıyor. Onların fotoğraflarına bakarak hesaplaşmaya başlıyor, yok etmeye. Aile kurumu ile birlikte birçok kurum, iktidar, küçük burjuvalık (Bernhard pek sever bu ifadeyi), Avusturyalılık, Almanlık, katolik-nasyonal sosyalist eğitim, fotoğrafa yaklaşımlarımız vb eleştiriliyor. Bildiğimiz ve sevdiğimiz Bernhard. İkinci bölümde anlatıcı aile evine dönüyor ve Bernhard kurgularında karşımıza sık çıkan aile mirasının reddi izleğinde yıkmaya devam ediyor. Thomas Bernhard’ı okurlar ya çok seviyor, her kitabını okumak istiyor ya da ilk kitapta fırlatıp atıyorlar:) Arada kitaplarını seçmece okuyan okurlar da var, onlar umarım bu kitabını es geçmezler. Bence en iyi kitaplarından biri. Ancak kitabın baskısı yok:/ Bana da @supersolak hediyesiydi, böyle bir şaheseri okumama vesile olduğu için ne kadar teşekkür etsem az. Kendisinin en büyük abartma sanatçısı olduğunu söyleyen anlatıcıyla uyumlu bir ifadeyle bitireyim. Bernhard edebiyat tanrılarımdan biri.
Yok EtmeThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2016130 okunma
Benzer cümleler o kadar çok arka arkaya sıralanmış ki bir noktadan sonra "artık yeter sadede gel artık" diyor bıkıyorsunuz. Malesef yarım bıraktım
Yok EtmeThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2016130 okunma
7/10
·403 syf.··
Beğendi
·
2023 52. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2023 15:27
insanoğlu kendini  değersiz hissetiğinde ya da ikiyüzlülükleri gördüğinde kendi ile başbaşa kalmayı tercih eder. Thomas Bernhard, diğer romanlarında olduğu gibi burada da tema yine aile ve sevmediği ülkesi. Aile tarafından dışlanmışlığını (gayri meşru doğumunun etkisi ve anne ile sorunlarını) farklı formlarda bize sunar. Ailesinden kaçmış ve Avusturaya yı  terketmiş Romaya yerleşmiştir. Ülkede aile gibidir,  ülkedeki din anlayışı, katolik kilisesi din adamlarının çıkarları, yahudi nefreti de onu ülkeden soğutmuştur, dolayısıyla bu ülkenin halkı ile birlikte yok edilmedir diye düşünür. Roma'da katolik ama dayanılır kılan başka alternetifler vardır,  diye düşünür ve oraya yerleşir. Birgün bir telgraf alır annesi, babası, ve ağbeyinin trafik kazasında öldüklerini cenaze için Avusturya'ya gitmesi gerektiği haberini alır. Gidip gitmemek arasında bocalar aile fotoğrafına bakar ve fotoğraf sanatının yalandan başka birşey olmadığını, kişileri olduğu gibi değilde sahtekarca gösteren saçma bir şey olduğu konusunda satırlar dolusu fikir beyan eder. Cenazeye gider, Avusturya'nın en zengin ailelerinden biridir ailesi dolayısı ile büyük bir tören yapılır. Tabutların kapağı açıktır Sadece annenin tabutu kapalıdır, kazada annenin kafası kopmuştur. Bilinç altında anneye ceza vermiştir yazar çünkü anne babayı yıllardır evlerine girip çıkan papazla aldatmış papazla tatiller yapmış ona parasal destek vermiştir ve bu durumdan babada haberdar olduğu halde susmuştur. Cenaze töreninde aynı papaz konuşma yapmış ölüler arkasından iyi şeyler söylemiş. Ee haliyle yıllarca parasını yediği üzerine şık ipekli gömlekler giydiği kişileri kötüleyemezdi. Cenaze töreni biter ve kendine kalan Mirası kız kardeşlerine dahi vermeden Yahudi cematine bağış yaparak herşeyi yok edip, Romaya döner. Huysuz
Yok EtmeThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2016130 okunma
Puan vermedi·403 syf.·
2019 64. kitabı
Bir anne tarafından dünyaya fırlatılıyoruz. Bu bir başlangıç kovukta geçen güzel günleri saymazsak. Çoğu zaman bir oluşum içinde varlığımızı keşfetmemiz ve kendimizi oluşturmamız gerekiyor. Anne baba ve kardeşlerden oluşan bu ufak topluluk çemberin ilk halkası. Bizi törpüleyen çekiçleyen şekil veren ilk cember. Bir kademe sonrası akrabalar, bir kademe bulunduğumuz coğrafya ve ülke. Bir sürü çember anlayacağınız. Aslında bildiğiniz bir gerçeklik saydıklarım. Bilinen ve bizi bazen içselleştirip bazen de ötekileştiren ve içinde büyük ötekinin barındığı ortam. Doğa gibi aslında ne vahşi ne müşvik. Oysa tüm öğretiler bu giddikçe daralan çemberin daha kapsayıcı daha müşvik olması yönünde. Gerçekten öyle mi? Hiç yaşamınızı sorgularken objektif olduğunuz zamanlar oldu mu? Tüm akrabalık bağlarına ve özellikle en yakınınızdakilere sorgulayıcı baktınız mı? Ve dürüst oldunuz mu hem kendinize hem de etrafınızı saran kollara? Kaçımız istenen bir bebek olarak doğdu? Ya da kaçımız dayak yemedik ailemizden? Kaçımızın içinde hiçbir öfke patlamadı ya da haklı iken bize yaptıkları uymaz iken sustuk? Gen bencildir diyor bir araştırmacı yazar ve haklı her organizma kendi varlığını idame etmenin bir yolunu illa ki bulmak ister ve hesaplar hep bu noktayı çıkış kabul eder. Haklı olmaya başlamak ise önce kendimize söylediğimiz koca bir yalandır. Kuralların oluştuğu zamanlar yoksunluk da başlar. Artık bir ağlayınca her şey olmaz. Daha fazlası gerekir. Bu gerek şartın içinde ise bir sürü yalan ve riya vardır aslında. O da böyle deyip kabul ettiğimiz her an bilinçaltımıza ittiğimiz isteklerimizdir. Birikir onlar ve asla rahat vermezler size. Bu törpülenme karakterimizi oluşturur ta ki kendi gerçek benimizi bulana kadar. O zaman isyan çıkar işte bir sürü kabul edilmiş ve öğrenilmiş çaresizlik size
Yok EtmeThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2016130 okunma

Yazar Hakkında

Thomas BernhardYazar · 37 kitap
9 Şubat 1931'de Avusturyalı bir annebabanın evlilikdışı oğlu olarak Hollanda'da doğdu. Büyükannesiyle büyükbabasının yanında geçen çocukluk yılları sırasında (1932-42) Avusturya'nın çeşitli yerlerini dolaştı. İlk ve orta öğrenimini Salzburg'da yaptı. Ardından müzikoloji ve ticaret öğrenimi gördü. İlk yazısını 1950'de yayımladı. 1952-55 yılları arasında, Salzburg'daki Mozarteum'da müzik öğrenimine kaldığı yerden devam ederken Demokratisches Volksblatt gazetesinin adliye muhabirliğini yaptı. İtalya, Yugoslavya, İngiltere ve Polonya'da dolaştıktan sonra 1965'te Yukarı Avusturya'ya yerleşti. Aldığı birçok önemli ödül arasında 1970'teki Georg Büchner ödülü, 1971'deki Grillparzer ödülü, 1988'deki Prix de Medicis sayılabilir. Çok sayıda anlatı ve tiyatro eseri yazmış olan Thomas Bernhard'ın ilk anlatısı 1963'te çıkan Frost (Kırağı), son anlatısı ise 1988 tarihini taşıyan Auslöschung'dur (Sönüş). Türkçede yayımlanmış yapıtları arasında Odun Kesmek (YKY, 1999); Tiyatrocu (Mitos Boyut, 1999); Bir Çocuk (Mitos, 1997); Soluk Bir Karar (Mitos, 1997); Mahzen (Mitos Boyut, 1994); Neden (Mitos Boyut, 1993) ve Kahramanlar Alanı (Can, 1992) sayılabilir.