“Kırış kırış bir surat,gözlerinin çevresindeki çimdik moru halkalar; binbir yıldır bu dünyanın tozlu sokaklarını aşındırmanın verdiği bıkkınlık yüzünden okunuyordu.”
“Bazen bu durumu kendi kafa yapımın ya da ruhsal eksikliğimin bir ürünü olarak görürsem acımdan kurtulurum zannederdim, ama kendimi kurtarıcı bir anne-melek-sevgilinin şefkatine aşırı bağımlı zayıf biri gibi gösterdiği için, bu tür düşünceleri de sonuna kadar götüremez, çoğu zaman çaresizliğe kapılmamak için sırtüstü yüze yüze acımı yendiğime inanmaya çalışırdım. Ama kendimi kandırdığımı da çok iyi bilirdim.”