Yarılmış sahra çölü misali huzur pınarımı dolduran , varlığında aşk yokluğunda nabızsız kaldığım,gülüşünde mavilik saçan,yüreğime saplanan şarapnel parçalarını bakışıyla soğutan, yazları yağmurum, kışları cemrem, geceleri güneşim, gözlerim gözlerinde patinaj, ruhum ruhunda türbülans yapıyor.
Göğüs kafesine göm beni, ipeksi teninle sarsınlar ,avuç içinin teriyle yıkasınlar beni keza papatyadan, sardunyalardan, biberiyelerden daha afilli bir kokudur terin, susarsam göz pınarından içir beni,
piranalara terkedilmişim yokluğunda parçalara bölünerek ölüyorum , yokluğunu değil varlığını niyaz eylemin düşünden uyandırma beni...MK