Cemre Turan

Bunu halk böyle istiyor, diyorlar. Dünyaruın en kötü filmlerini çevirenler de halk böyle istiyor, diyorlardı. Demokrasi düşmanları da Türk halkı demokrasiyi anlamaz, diyorlar. Ve halk her zaman yaptikları gibi, küçük görüyorlar, aşağııyorlar. Bütün bunlar doğru değil; halka düşmanlıktan başka da bir şey değil.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
En önemlisi, gazetenin, televizyonun halkın bilincini saglaması gerek. Düşünceye, sanata önem vermesi. Türk gazeteciliginin içinde bulunduğu çıkmaz, promosyon ve düşüncesizlik çıkmazıdır. Bunlarla okuyucu yetişmez. Gazete, okuyucusunu kendi yetiştirir. Açın bakın dünya gazetelerine, en küçük bir gazetede bile haftada birkaç gün sanat, kültür, kitap sayfaları vardır. Uygar dünyanın basını okuyucusunu kendi yetiştirmiştir. Gazete haber verir, gazete öğretir, gazete bir kültür aracıdır.
Çünkü insanlık, çünkü yaşam, umutsuzluktan umut üreterek buraya kadar gelmişti.
Dostoyevski de bizim önümüze karanlıkları, kötülükleri yığıyor, yığıyor, buyrun, işte bize aydınlık, diyor. Uzakta da olsa bize parlak aydınlğı gösteriyor.
Benim köyümde, hiç olmazsa bir Karacaoğlan Şiiri bilmeyene, o bir aptaldır, diye kız vermezlerdi kolay kolay.. O Karacaoğlan ki, "Üç derdim var birbirinden ayrılmaz / Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm", demişti.