Cengiz Kaplan

Cengiz Kaplan
Ne mutlu Türküm diyene
Lisans
Manisa
24 Temmuz
27 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·238 syf.··
2025 35. kitabı
Olaylar, 17. Yüzyıl İstanbulu’nun Galata başta olmak üzere bilindik semt ve mekanlarında geçiyor. Bunun bir sonucu olarak okuyucuda, tarihsel olaylar hakkında bilgileniyor, o yer ve zaman diliminden haberler alıyor hissi uyanıyor. Kitabın önsözünü kaleme alan şair ve yazar Hulki Aktunç da “Tarihsel romanlar mıdır Anar’ın yapıtları? Hayır, romanlardır. Tarihsel olan’dan yeni bir roman çıkarmak, romanı da yeniden tarihselleştirmektir ama…” sözleri ile bu önemli noktaya parmak basmak istemiş sanki. “Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmektir. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızıkları bazen o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şevketten bir alem kurup keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlar.” Kitapta felsefe, tarih ve mizahın etkileyici bir bileşimine şahit oluyoruz. Okuyup bitirdiğimizde, birbirlerinden bağımsızmış gibi görünen fakat nihayetinde bir iskeletin parçaları haline gelen çok sayıda öyküden oluşmuş bir roman çıkıyor karşımıza. Kurgulanan her kahramanın bir diğerlerinden tamamen farklı, çarpıcı fiziksel ve kişilik özelliklerine sahip olması, sadece ana karakterler değil yardımcı karakterlerin oluşturulması için de aynı özenin gösterilmesi övgüye değer bir nokta. Bunlara, yazarın engin hayal gücünü, akıcı ve özgün anlatımını da ilave ettiğimizde ortaya, karakter odaklı, okunması keyif veren bir roman çıkıyor.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·375 syf.··
2025 34. kitabı
Bir kasabamız, neticede mutlu bir ailemiz, kasabaya dair eski olaylar ve dedikodular var elimizde, bir de bunları aileye anlatan yaşlı bir kasaba sakinimiz. Bu satırlarda nasıl da klişe duruyor, değil mi? Oysa bu kitap insanı neredeyse paralel konusuyla Diriliş kadar korkutuyor ve sayfalarının başına kilitliyor. Dört kişilik ailenin geçmişi daha derin verilebilirdi elbette. Fakat temanın ölüm olduğu bir kitapta ana karakterimizin eşi Rachel’ın travmaları sağlam bir altyapının temellerini sunuyor okuyucuya. Ölüm korkusunun ve aile bağlarının –ve tabii yaramaz evcil hayvanların- ilişkisi oldukça başarılı verilmiş. Sevgili evcil hayvanlarını emek vererek gömen, onlara özel bir hayvan mezarlığı oluşturan küçük çocuklarda tüyler ürperten ne olabilir? Bu hareket sadakatten başka ne belirtebilir? Kitabın, başlarda sahip olduğu şaşırtıcılık, sonlara doğru yerini oldukça malum bir kestirilebilirliğe bıraksa da son sayfaya kadar cümleler hızla akıp gidiyor. Ölüm, bir ceza mı yoksa lütuf mu? Bazen en iyi seçeneği bize ölüm sunuyor olabilir mi?
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2025 29. kitabı
Ne zaman mavi ve kırmızı renkleri yan yana görsem aklıma hep o bebek gelir. Hani Ege sahillerinin birinde cansız bedeniyle yatan Aylan bebek… Akıllardan silinmeyen o görüntü utancın resmidir, kanayan
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma