Bilimin ilerlemesi sayesinde, insanlar dağları deliyor, havalarda uçuyor, doğanın güçlerini kendine boyun eğdirerek kullanıyor. Telefon aracılığıyla, yüzlerce kilometrelik uzaklıktan ağız ağza konuşuyor. Bulduğu mikroskop sayesinde, maddenin içindeki mikro dünyaları gözlemleyerek, orada yeni yeni dünyalar buluyor. Diğer yandan üniversiteler, şirketler, savaşlar, parlamentolar, partiler... kısaca bütün bu uygarlık gürültü patırtısı hayat mıdır?
Hayır. Bağırtılı çağırtılı bütün bu uygarlık etkinlikleri, hayat kapısının önündeki gürültü ve şamatadan başka bir şey değildir.