Sübhanallah..❤️
Şafaktan Önceki Son Ayet: Ahir Zaman, Mehdi ve Mesih’in Secdesi
Zaman, mukaddes bir nehir gibi akıp yatağını bulmaya çalışırken; dünya kendi etrafındaki o yorgun dönüşlerini ahir zamanın ağır ikliminde sürdürüyor.
Gökyüzü sanki her zamankinden daha yüklü, yeryüzü ise bağrında taşıdığı sırları açığa çıkarmak için adeta sabırsız bir sükût içinde demleniyor.
İnsanlığın büyük imtihanı, o en dar, en karanlık dehlizden geçerken; kalpler sarsılıyor, inançlar sınanıyor. İşte tam bu zifiri karanlığın ortasında, kaderin levh-i mahfuzunda yazılı olan o ezeli söz, bir şafak vakti gibi ufukta belirmeye hazırlanıyor:
"Gözün gördüğü yokluk, kaderin gördüğü o muazzam başlangıca teslim olacak."
Ahir zaman; kalplerin yabancılaştığı, vefanın bir sır gibi toprağa gömüldüğü, doğrunun yalanla, nurun zulmetle perdelendiği o son duraktır.
Fakat ilahi adalet ve merhamet, bu ümmeti asla başıboş, çaresiz ve rehbersiz bırakmamıştır.
Nitekim Kur'an-ı Kerim, her şeyin bittiği sanılan o yerde, kozmik bir nizamın ve büyük bir dönüşün işaretlerini verir. Cenab-ı Hak, Necm Suresi’nde şöyle buyurur:
"O yaklaşmakta olan (Mehdiyet, kıyamet ve ahiret giderek) yaklaşmaktadır. Onu (müjdelenen ve beklenen büyük değişim ve dönüşümü) Allah’ın dışında ortaya çıkaracak (ve zorlukları aşıp kutlu fetihler açacak) başkası yoktur!" (Necm, 57-58)
Dünya bu yaklaşan saatin sancılarıyla kıvranırken, tırtılın "yolun sonu" dediği o çaresizlik anında, ümmetin üzerine bir saadet asrının muştusu gibi Hz. Mehdi doğacaktır.
O; adaletin, sadakatin ve el-Emin olmanın yeryüzündeki son kalelerinden biri olarak, adeta insanlığın unuttuğu o kadim şefkati yeniden ihya etmek için gönderilecektir.
Zulmün dünyayı bürüdüğü, kalplerin katılaştığı bir hengâmede o; ümmeti bir araya getiren, dağılan tesbihi