"Louisa May Alcott'ın babası Brunson Alcott,feminizmsiz bir vejetaryenliğin nasıl eksik olacağının bir örneğini verir.Alcott ailesiyle birlikte hayatlarının yalnızca toprağın kendilerine bahşettiği meyveleri yiyerek sürdürme ve hiçbir hayvanı köleleştirmeme umuduyla,Fruitlands adında kömünal bir bölgeye yerleşir.Ne var ki Alcott,el emeği gerektiren işlerde çalışmaya yatkın biri değildir ve fikirlerini hayata geçirmektense onları birileriyle soyut düzeyde tartışmak için ortadan kaybolmayı huy edinir.Hasat zamanı eşi ve kızları ağır işleri kendi başlarına yapmak zorunda kalır;dolayısıyla bu Ütopya'da da 'yük hayvanı' yine kadının ta kendisidir.Hayvanlara saygı gösteril kadınlara saygı göstermemek,teoriyi pratikten ayırmak veya lafı icraattan ayırmak gibidir."