Edebiyat dalında Nobel Ödülü alan Pablo Neruda’nın Matilde Urrutia Cerda için yazdığı soneler Sabah, Öğle, Akşam ve Gece şeklinde dört kısımdan oluşuyor.
CERBE DENİZ SAVAŞI
(Mavi Vatan Serisi III)
İstikamet bu kez Tunus'a doğru...
"...İmkansız sorgulanmaya başlanır, olmazlar gözden geçirilir, dolmaz sandığın boşluklardan o taşmaya başlamışsa !"
Ponza'nın ardından yapılan Cerbe savaşında, casus gemileri ortaya çıkarmakla görev almış Selim'in akıbeti ne olacak dersiniz ? Peki Şahika ile mutlu bir yuva kurabilecek mi ?
Eh, bütün bunlarla birlikte kendisine Piyale Paşa tarafından verilen görevi ve İyon Denizi'ne gidişini son kitapta keşfedeceğiz...
Bu kitaptaysa insani değerlerin muhteşem bir ahenkle tarihe oturtuluşuna, Derviş Bekir'in o günki devlete bakış açısına, Piyale Paşa'nın ve daha nice reislerin üstün başarısına şahit olmak için davet edildik. Carlo, Gaia ve Isabella'nın onurlarına yakışır yeni isimleri, tüm Foça'nın Selim ve annesi için seferber oluşu, Gökhan'ın esareti, dünya sahnesinde bir imtihan olarak görmesi ve esirlere verdiği dayanma gücü... Daha niceleriyle islamın asıl ışığını, yardımlaşma, dayanışma ve tevekkül etmek gibi kavramların önemini bir kez daha vurguluyor kitap.
Ve tabiki bunu yaparken, sizi denizin üzerinde hissettiren cümlelerle bir savaşın amansız taraflarına da ışık tutuyor. Ardından gelen zaferin ilmek ilmek dokunmuş olmasıysa bizlere sebatın ve çalışmanın önemini bir kez daha gösteriyor. Esas Türk-İslam kültürünü aşılayıp sevdirirken de, Akdeniz'in kıyıya vuran sularında eşsiz bir macera yaşatmayı ihmal etmiyor.
Kaptan Angelo'dan alınan öç ve Haçlıların donanmasının yenilgisinin gölgesinde, Sancha de Leyva, Alvaro de Sande ve Jean De La Cerda gibi komutanların korkuyla yaptıkları manevraları da gözler önüne seriyor.
Genel itibariyle çok severek okuduğum ve karakterlerin, gerçek tarih sahnesindeki isimlere özveriyle yedirildiği muhteşem bir kurgunun 3. kitabı beni son
İletişim Yayınevi'nden çıkan Gomez Cerda isimli yazarın yazmış olduğu bir kitap.
Yalın bir dili, akıcı bir kurgusu, eğitici bir içeriği bulunan hikayede, başroldeki küçük bir çocuğun evsiz bir adamın kendisine okuduğu şiir yüzünden her günün başında düşündüğü ilk şeye dönüşmesi anlatılır. Kah kalem, kah bir insan olan çocuğumuz insanları tanımadan yargılamaması gerektiğini, her insanın hayatında çeşitli sorunlarla uğraştığını, empatinin ne kadar mühim olduğunu ve daha birçok şeyi kavramaya başlar. Her yaştan insanın okuyabileceği ve çocuk edebiyatında da yer alabilecek hoş bir kitaptır.