Mutsuzluğa o kadar kodlanmış bir toplumuz ki, mutlu olmaya başladığımızda, “aa yok, bu olamaz” deyip kendi ellerimizle onu sabote ediyoruz. Çünkü mutluluğun mümkün olduğuna dair inancımız çocukluktan baltalanmış. Mutlu olunca, yabancı bir boyuta düşmüşüz gibi panikleyip elimize yüzümüze bulaştırmamız ondan.
İnsan her zaman aynı insanları görürse, bunları yaşamının bir parçası saymaya başlar. İyi, ama bu kişiler de bu nedenle, yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğine elifi elifine bildiğine inanır.