gidiyorum bu şehirden,
rutubet ve kasvetin,
kömür ocaklarında muhabbetin,
varlığın, yokluğun
büyük savaşın kıyısında yaşadığım senelerin ardından,
gidiyorum.
önümde rüştü ve muzaffer'in yazdıkları..
sana, onlardan kendine acıyan şikayetnameler gibi yazılmış mektupların birinde
belki bahsetmiş olmalıyım.
veyahut ben de herkes gibi
onları tümden unutmuş,
düpedüz ayıp etmiş olmalıyım..