Kelebeğin Rüyası

9,2/10  (5 Oy) · 
21 okunma  · 
6 beğeni  · 
1.454 gösterim
Bir yerde şairler mutlu ise herkes mutludur

Yılmaz Erdoğan’ın, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Zonguldak’ta yaşayan ve genç yaşta aramızdan ayrılan şairler Rüştü Onur ile Muzaffer Tayyip Uslu’yu anlatan filmi Kelebeğin Rüyası’nın senaryosu Doğan Kitap etiketiyle raflarda.

Yıllar süren araştırmanın, gerçeği öğrenmenin ve onu yeniden kurgulamanın ürünü olan Kelebeğin Rüyası filminin senaryosu defalarca değişti. Kelebeğin Rüyası sadece bir senaryo kitabı değil. Bu projenin ilk kıvılcımı ruhdaş şairlerin hayali konuşmaları sayılabilir. “Şairlerle Görüşme” başlıklı bölümünde, işte bu grupla da tanışıyoruz. Yılmaz Erdoğan’ın Rüştü ve Muzaffer’le oluşturduğu, Behçet Necatigil’in de katılmasıyla tamamlanan hayalci şair ruhlar grubuyla… Kitapta ayrıca ilk defa yayınlanacak fotoğraflara da yer veriliyor. Filmin en can alıcı sahnelerine ait kareler, Kelebeğin Rüyası’nı adeta yeniden izletiyor okura.

Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu aracılığıyla tüm şairlere bir selam niteliği taşıyan Kelebeğin Rüyası’nın senaristi ve yönetmeni Yılmaz Erdoğan bu kitaba yazdığı önsözde şöyle diyor:

“Hayal kurmak güzel ve ciddi bir iştir, ama bizim gerçek hayat dediğimiz şey, bir kelebeğin şekerleme uykusunda gördüğü bir rüyadan daha ciddi bir mesele değildir.
Gerçek’ten hakikat süzer şairler ve bu şairane bir iş değildir.
Benim sevgili şairlerimin de yazılarında değindiği gibi, şiir şiirsel değil.
Şair bir filozof, aşk mektubu yazarı değil.
Muzaffer, Rüştü ve Behçet Hoca’nın şahsında tüm şairlere bir selamdır bu öykü, ama şairlerden çok şiirden uzak düşmüşlere lazımdır diye düşünüyorum.
Ve güzel olan yaşadığımız, aslolan farkındalığımızdır.
Bir gün öleceğimiz değil.”

Kitaptan :


SAHNE 10
FENERE DOĞRU

ÜÇ ŞAİR YÜRÜYORLAR.
BEHÇET – Yolcu vedalaşmayı bilecek. Ne kısa tutacak ne lüzumundan fazla uzatacak.
Onu başka bir kanaatle aldatmaktan geçer bir fikirle vedalaşmak. Yolcu vazgeçmeyi bilecek, kendisinden bile.
MUZAFFER – Yoksa gölgesi boyunu aşar.
RÜŞTÜ – Yoksa gölgesi boyunu aşar.
BEHÇET – Aferin... Yoksa gölgesi boyunu aşar.

SAHNE 11
FENER MEYHANESİ

YORGUN SOFRANIN BAŞINDALAR... SİGARA İÇİLİYOR... KAFALAR
HAFİF KIRIK.
RÜŞTÜ – Petek! Petek nasıl?
MUZAFFER – Fazla tatlı. Bir edebiyat dergisi için fazla tatlı. Şehir olabilir, Şehir.
RÜŞTÜ – Yaşamak! Yaşamak güzel değil mi hocam?
BEHÇET – Bazen... Mesela şu yediklerimizin parasını peşin verebildiğimiz bir yaşamak daha güzeldir.

ŞAİRLER GÜLERLER.
BEHÇET – Parayı nerden bulacaksınız?
RÜŞTÜ – O iş tamam. Matbaacıyla konuştuk.
MUZAFFER – E adam hayır dedi ya?
RÜŞTÜ – Tamam işte, müzakereler başladı!
ŞAİRLER GENE GÜLERLER.
BEHÇET – Şiiri yayınlanmayan her şair dergi çıkarmak ister.
RÜŞTÜ – Kırıcı oluyorsunuz hocam...

ŞAİRLER KADEH KALDIRIRLAR.
RÜŞTÜ – Hocam, biz Muzaffer’le iddiaya girdik. Bir kız üzerine. İkimiz de birer şiir yazacağız, kız hangimizin şiirini beğenirse o kazanacak.
MUZAFFER – Benim niye bundan haberim yok?
RÜŞTÜ – N’oldu korktun mu?
MUZAFFER – Niçin korkayım? Kız şiirden anlıyorsa beni seçer, anlamıyorsa zaten senin olsun.
RÜŞTÜ – Kafan karışmasın diye söylüyorum, senin şiirini beğenirse şiirden anlamıyor demektir işte.
MUZAFFER – Kızın şiiri beğenmesi şairini de beğeneceği manasına gelir mi?
RÜŞTÜ – ... Gelmez mi?
BEHÇET – Valla ben gelmediğini gördüm.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9786050914351
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Visal... 
 12 Oca 10:08 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Değerli dostum ve Şefim https://1000kitap.com/SLHMLK 'in doğum günü hediyesiydi. İlgiyle ve severek okudum. Tekrar teşekkürler https://1000kitap.com/SLHMLK ...

Şiirleri hep sevmişimdir. Yazamam ama iyi okurum. Senaryodan çok şiir kitabı tadında. 1940'lı yıllarda veremin başrol oynadığı hayatlardan kesitler var. Şiire adanmış, şiirle yaşanmış yıllarda, daktilosu, kağıdı olmayan, keşfedilmemiş şairlerin hikayesi. İki arkadaşın sessiz sevdası, dizelere yansıyan ve gizlenen çaresizlikleri. Bir yandan da dönemin acı ve yakıcı gerçekleri. Yokluk,yoksulluk, hastalık ve İş mükellefiyeti kanunu.
Gerçek bir hikayemi bilmem ama ara ara tatlı bir tebessümle gülümseten ama çoğunlukla hüzünlendiren bir hikaye.
Okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar...

şule uzundere 
05 Eki 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Filmin senaryosunun yazılı olduğu bu kitabı geçen sene Doğan Kitap’ın beş liralık kitap kampanyasından almıştım ve filmi izleyene kadar okumayı düşünmüyordum. Sonuçta kitabı okursam filmde başından sonuna kadar ne olacağını öğrenecektim ve o zaman filmden zevk alamayabilirdim ama kitaba şöyle bir göz atarken cümlelerin güzelliği dikkatimi çekti ve okumaya başladım. Zaten bir saatte bitti. İyi ki okumuşum diyorum.

Ben kitabı çok sevdim. Filmden bir hatıra olarak saklamak isteyenler kütüphanesinde Kelebeğin Rüyası’na yer açabilirler.

Kâmil 
20 Şub 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 8/10 puan

Nihayet orijinal konulu bir eser ve sinema uyarlaması var... Kusmak üzere olduğumuz Türk sinema ve dizi sektöründen nefes aldıran böyle eserlerin artması dileğiyle. Tabi bir de Yılmaz ERDOĞAN'ın Kürt olması durumu var. Tebrikler Yılmaz ERDOĞAN... Kürtlük ve Kürtçülük üzerine zerre kadar değinmeden bize Ķürtleri sevdirdiğin için... Ve sizinle bir sır paylaşayım; İşim gereği gittiğim Güney ve Doğu Anadolu Bölgelerinde Kürt halkının samimiyetini ictenliğini ve saflığını çok iyi gördüm. Büyük şehirlerin kaypak ve ikiyüzlüluğünden sonra ilaç gibi gelmişti.

Dila. 
19 Oca 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Senaryo okumayı sevenler için harika bir kitap- harika bir senaryo. filmi izlemeseniz bile gözünüzde film oynuyor. öyle net yazılmış her şey.

Kitaptan 29 Alıntı

Visal... 
12 Oca 09:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Pamukçuklar güzeldir diye düşünmek güzeldir...
Sana onları neden anlatamadım bilmiyorum...
Belki herkes kendi telaşına düştü.
Belki sen henüz yoktun.
Belki bu mektup hiç bir zaman yazılmadı...
Belki de bir kelebek o kadar memnun ki rüyasından,
Hiç uyanmak istemiyor uykusundan.

Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 147)Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 147)
Visal... 
12 Oca 09:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

... ama bir şiirlik canı var işte... En zengin fakirler şairlerdir.

Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 35)Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 35)
Visal... 
12 Oca 09:10 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Aslında tokalaşınca verem bulaşmaz. Birazcık sevgi bulaşır, o da unutunca geçer.

Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 48)Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 48)
Visal... 
12 Oca 09:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sevgili şair... Belki de sen haklısın... En iyisi susmak. Susmak ve unutmak... Unutmak mümkün değilse de belki hatırlamamak... Ne de olsa ikisi aynı şey değil öyle değil mi? Hatırlamamak... Belki bunu becerebiliriz...

Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 127)Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 127)
Visal... 
12 Oca 09:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Nasıl unuturum
Güzeldi yaşamak...
Fakat hakkı varmış Oktay'ın,
'' Hatıralar dal istiyor,
Kuşlar gibi konacak.''

Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 146)Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 146)
Visal... 
12 Oca 09:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Diyecekler ki arkamdan, ben öldükten sonra.
O yalnız şiir yazardı ve yağmurlu günlerde elleri cebinde gezerdi.
Yazık diyecek hatıra defterimi okuyan.
Ne talihsiz adammış, imanı gevredi parasızlıktan.

Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 102)Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 102)
Visal... 
12 Oca 09:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kapalı duran penceremden
Odama giren günışığı...
Günaydın diyor...
...
Sandalyenin sırtında ceketim,
Dün gece olup bitenleri unutmuş,
Uzun etme diyor işte...
...
Peşinden lafa karışıyor pencere.
Günaydın Muzaffer bey,
Sokaklar seni bekliyormuş...
Günaydın.

Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 97)Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 97)
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız