"Binlerce yıllık binlerce ölü gibi
birbirimize kavuştuğumuzda
güneş yargılayacak çürümüş cesetlerimizi
ben üşüyorum
ben üşüyorum ve sanki bir daha hiç ısınmayacağım
sevgili
ey biricik sevgili "o şarap ne kadar yıllanmış meğer"
bak burada
zaman ne ağır
ve balıklar nasıl da didikliyor etlerimi
neden beni hep deniz diplerinde tutuyorsun?"