işte yine bu kaba saba hayatın ortasındayım; ne yazık ki burada kendimi sürgünde gibi hissediyorum; Balbec'te bıraktığım şeyler burada yok; buradaki hayatta ne bir sevgi kırıntısı, ne de zihinsel bir cazibe bulabiliyorum.
önceden var olan ve hareketli olan aşk, sırf bir kadına ulaşmak neredeyse imkansız olacağı için, o kadının hayaline konar. O andan itibaren, kafamızda zorlukla canlandırabildiğimiz kadından çok, onu tanımanın yollarını düşünürüz. Bir iç daralmaları süreci başlar, gelişir ve aşkımızın o kadına, pek tanımadığımız bir nesneye sabitlenmesine yeter. Aşk dev boyutlar kazanır; gerçek kadının bu aşkın içinde ne kadar az bir yer kapladığını aklımızdan geçirmeyiz.