Ceren Özdemir

Ceren Özdemir
@cerenmir
Korumak. Kendini, etrafını korumak. Etrafını kendinden, kendini etrafından korumak. Yaşamak işte bunun için bazı insanlara güç!
Birbirimizle ne kadar geniş mesafeler vaat ederek tanışırız; ve nasıl birbirimizin zindanı oluruz!
Sayfa 135·Kitabı okudu
Suat ile Mümtaz, birbirlerinin zıddı gibi görünmekle birlikte tez ve antitez gibi birbirini tamamlayan karakterlerdir. Öyle ki Suat'ı, bağımsız bir karakter değil, Mümtaz'ın öteki beni, iç sesi olarak yorumlamak dahi mümkündür. Suat'ın "Ben zaten senin yanından hiç ayrılmadım... Vazifem seninle beraber olmak" cümlesi bu yorumlar için bir çıkış noktası olabilir. Her iki karakterin ortasında yer alan Ihsan, ikisine de benzemez, ikisinin de fikirlerini eleştirir, onları bir hoca gibi yönlendirmek ister. Bununla birlikte hiçbir şekilde uzlaşamayacağı Suat'tansa yanında büyüttüğü, kendi dünyasına göre yetiştirdiği Mümtaz'a yakındır. İhsan'ın romandaki varlığı Mümtaz ile Suat arasında gerilen uçları belirginleştirmeye ve ikisine de farklı bir zaviyeden bakabilmeye yarar. Orta yolcu fikirleri ve her fırsatta çektiği nutukları dışında kişisel bir varlığı yoktur İhsan'ın. Zaten o, aşırı duyguların hayatı ele geçirmesine izin vermeyen dengeli insanı örnekler. Trajik bir kazada ölen çocuklarının acısını bile İhsan değil karısı Macide yaşar. *
"Talihimizin en hazin tarafı neresidir, biliyor musun Mümtaz? İnsanın yalnız insanla meşgul olması. Bütün bina onun üzerinde kuruluyor; dışarıda ve içerde. Farkında olsun olmasın, insan insanı malzeme gibi kullanıyor. Kinimiz, garazımız, büyüklük arzumuz, aşkımız, yeisimiz, ümidimiz hep onunla. Dilenciyi ve fakiri çıkar, merhamet ve gufran kalmaz, birdenbire fakirleşiriz. Hayır, insan insanla meşgul. İnsanoğlu insana yüklenerek yaşıyor. Hatta sanatkârlar bile; senin o evliya ruhlu dediğin insanlar bile. O gece Dede Efendi bize nasıl yüklenmişti? Şimdi son defa için dinlediğim keman konsertosunda Beethoven bana nasıl yükleniyor? Hatta onlar, ötekilerinden daha fazla. Çünkü üst üste kendi ruhlarının hastalıklarını bize aşılıyorlar. Sen bile Mümtaz, hâline bakmadan neler söylüyorsun, hem o acayip üslubunla?.. Bereket versin ki, can sıkıcısın; yoksa..."
"Suat'ın hüviyetinde acıma duygularını reddeden bir taraf"vardır çünkü. "Suat çok sevilebilir veya ondan nefret edilirdi. Fakat ona acınamazdı."