Bütün dünya bir sahnedir,
Kadın,erkek bütün insanlar da oyuncular.
Her birinin giriş ve çıkış zamanları vardır.
Her insan kısa ömrü içinde çeşitli roller oynar.
Bağımsızlık hissimin sınırlarını deliliğe varmadığı sürece olabilecek en uç noktaya kadar genişletmek isterim, bu yüzden arkadaşlıklarda ve aşklarda olup biten hem iyi hem kötü şeylerin sorumluluğunu almaya hevesliyimdir. “Ben muhteşemdim ama şu kişi bana yanlış yaptı”tutumundan hiç hazmetmem. Bunun doğru olabileceği zamanlarda bile başıma gelen kötü şeyler için yarı-sorunlu olduğuma kendimi ikna etmeyi başarmışımdır,çünkü kendimi o zaman daha güçlü hissediyorum ve ileride,bir ihtimal durumun farklı olabileceğine kanaat getirebiliyorum.
Etrafımızdaki her şeyi aydınlık ve açık,kolay ve basit kıldık! Duyularımıza yüzeysel olan her şey için bir serbest geçiş kartı,düşüncemize kasıtlı sıçramalar ve yanlış çıkarımlar için tanrısal bir hırs vermeyi nasıl da becerdik
Beni anlamıyorlar.
Ben,bu kulaklara göre ağız değilim.
Ateş oldum,yanıp tutuştum kendi düşüncelerimden.
Niye bu katılık,bu güvensizlik,bu nefret?
Derisini değiştirmeyen yılan,kafasını değiştirmeyen insan ölmeye mahkûmdur.
Sadece bir aptal sürekli taşlara ya da insanlara takılır.
Bazı sırlar vardır,yalnız dostlara anlatılacak.
Bazı sırlar vardır,dostlara bile anlatılmayacak.
Bazı sırlar vardır,kendimize bile açıklanmayacak.
Neyse…
Doğrular ve yanlışlar yoktur,sadece yorumlar vardır.
Beni anlamıyorlar.
Ben,bu kulaklara göre ağız değilim.
Karşılığında bana yoldaşlık sunmayan kişilerin,yalnızlığımı çalmasından nefret ederim.
Friendrich Nietzsche 🖤