Gülümsedim. "Her zaman benimle ilgileniyorsun. Thomas'a nasıl zaman ayıracaksın?"
Metias kelimelerim karşısında duraksadı ve sonra kıkırdadı. "Senden hiçbir şeyi gizleyemeyeceğim, değil mi?.
"Bana ikinizden bahsedebiliridin aslında." Bu sözleri söylemek acı vericiydi fakat sebebi tam olarak neydi, bilemiyordum. Sanki çok önemli bir şeyi unutuyormuş gibiydim." Kimseye söylemezdim. Komutan Jameson'ın öğrenip seni be Thomas'ı ayrı devriyelere atamasından mı korktun?"
Metias başını eğdi ve omuzları düştü." Bu konuyu açmak için bir sebebim olmamıştı."
"Onu seviyor musun?"
Rüya gördüğümü sonradan hatırladım ve Metias ne derse desin, bu sadece benim onun suretine yerleştirdiğim düşünceler olacaktı. Yine de aşağı bakıp başını hafifçe sallayarak evet dediğinde içim acıdı.
"Sevdiğimi düşünüyordum," diye yanıtladı, onu zorlukla duyuyordum.
"Çok üzgünüm," diye fısıldadım. Gözyaşlarıyla dolu gözleriyle bana baktı.